Herkesin ağaçları selamladığı, kuş cıvıltılarıyla uyandığı, denizi , güneşi hissedip, doğa ile uyum ve huzur içinde yaşadığı bir ütopyadan, emekli bir devlet başkanının gelmesiyle, hızlıca distopyaya dönen bir yaşamı konu alan bu eserde, insanın bulunduğu her yeri cennet ya da cehennem yapabilme yetisi çok iyi anlatılmış.
Zülfü Livaneli nin Son Ada romanında kısa ve öz olarak, tüm dünyada baskıcı, zorba ve diktatör yöneticilerin demokrasi adı altında, doğa ve insanlara kıyarak seçtikleri yöntemlerini, işlerine yaramayınca suç ve cezasını yine halkına nasıl yıktıklarına şahit oluyoruz. Ve “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” düşüncesinden çıkılmadığı sürece, mutlaka o yılanın bir gün herkesi nasıl zehirlediğinin kaçınılmaz sonunu farkediyoruz.
Zülfü Livaneli nin Kitabın kapak alıntısında dediği gibi
“ Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.”
Ve son olarak, iyiler, pes etmeyenler var olduğu sürece umut da daima vardır. İyilerin artması dileğiyle…
Kitap yorumunuz harika bir yerde kötülük var ise oradaki herkes suçlu tabiri o kadar manalı ve düşündürücü bir tabir'ki düşünceleriniz ve yorumunuz takdire şayan'ki meet gününü sabırsızlıkla bekliyorum.📖💐🌟