Savaşçı başkası için değil, kendi gönlü, kendi niyeti ile kendi yaşamı için savaşçıdır."
Arif Bey, neyi vurguladığımı belirtmek istedi
Yani içtenlik, özgünlük, savaşçının temel özelliklerinden biri.
-Evet. Bunu başkasına göstermek zorunda değil; ama, kendisi, kendi gözünde, kendisiyle ilişkisinde içten olmak, özgün olmak durumunda.
-Gösteriş dindarlarının savaşçı olması mümkün gözükmüyor, o zaman. Doğru düşünüyor muyum? Yani giydiği şalvarı, taktığı türbanı, bıraktığı sakalı ile tüm dünyaya, 'bakın ben dindarım!' diyen gruptakilerin savaşçı olması mümkün gözükmüyor!
-Haklısınız. Onların gerçek niyetleri -ki bu niyet bilinçli olabilir, veya taklit olarak başkasından alınmış sezgisel düzeyde hissedilen bir niyet olabilir- başkaları tarafından dindar bilinerek görecekleri kabulde, elde edecekleri kazançta, güçte, şöhrette odaklanmış olabilir. Gerçek niyetleri ile gösterdikleri niyet arasında bir tutarlılık yoktur; bu nedenle sizin dediğiniz gibi, yaşamlarında içtenlik yoktur.
Kendini aldatmamakla başlar 'savaşçı'lık.SavaşçıDoğan Cüceloğlu