Ferrari'sini Satan Bilge aslında hepimizin zaman zaman hissettiği o "içten içe yorulmuşluk", "tükenmişlik" haline dokunan bir kitap. Maddi başarıya ulaşmış bir insanın içsel boşluğunu ve bu boşluğu fark ettiğinde başlayan dönüşümünü anlatıyor bizlere.
Okurken sadece bir hikâye okumuyorsunuz; kendi telaşınızı, ertelediğiniz duygularınızı ve kendinize ayırmadığınız zamanı da fark ediyorsunuz.
Ferrari'sini Satan Bilge'de Robin Sharma, zihnimizi kontrol altına almadan huzuru bulanmayacağımız, bir amacın yoksa başarının anlamsızlığı, zamanını bilinçsizce harcandığında hayatın sessizce tükendiği mesajlarını veriyor.
Kitabın verdiği mesajlar sade ama etkisi güçlü: hayatı yavaşlatmak, sadeleştirmek ve iç sesi yeniden duymak isteyenler için ilham verici bir kitap bence. Bazı cümleleri okurken "ben de böyle hissediyorum"dediğim oldu. Ferrari'sini Satan Bilge derin felsefi analizler sunmasa da, bizleri düşünmeye zorlayan güçlü bir tarafı da var. Özellikle de" hayatım dolu ama neden tatminsizim" diyenler için iyi bir başlangıç kitabı.