"Bazı şeyler kelimelerin ağırlığını taşıyamaz... "
Bir kalem düşünün ki okuduğun tüm eserlerinde okuma boyunca bu cümle dilinden düşmez o kelimelerin yükü altında ezim ezim ezilirsin de bırakamazsın elinden, Kristin Hannah da bu kalemlerden biri benim için. İşte taze taze bitirdiğim , hayatımdaki en iyi tarihi kurgu diyebileceğim Bülbül kadar olmasa da elimden düşüremediğim yazarın son kitabı Unutulmuş Kadınlar ın incelemesiyle geldiiiimmm..
Bu sefer 1960 ' lara , Vietnam Savaşı' na gidiyoruz. Kahramanımız hemşirelik okulundan yeni mezun olmuş , savaşa görevli asker olarak dahil olmak isteyen Frankie sonunda hedefine ulaşır. Savaşın bitiminde döndükten sonra ailesi , halk tarafından kahraman olarak karşılanacağını düşünürken , kadın kısmının yeri evidir , çalışmaz , öyle görevlerde falan bulunmaz gibi bağnaz , kadını 2.sınıf gören anlayışı okudukça feminist tarafım kabardı ve deyim yerindeyse sinirden çıldırdım. Dedim sevgili Frankie esas savaşın , mücadelen şimdi başlıyor. En zorudur zaten cehaletle mücadele.
İncelememi bitirirken arkadaşlar şu uyarıyı bir kez daha yineliyorum ;sağlam psikolojinin gerektiği eseri okumadan önce kendinizi hazırlayınız!! Yoksa benim gibi biraz toparlanmanız zaman alacak !!