Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 22 Ocak 2026 00:00 Öncelikle okuma zevkinizi azaltmamak adına inceleme boyunca kitabın sonuna ve bazı bölümlerine dair bilgiler verdiğimi belirtmek isterim. Şimdi incelemeye geçelim ....
Şebek romanının özü, Pavlov Meydanı’ndan(Freud*Eros) Oğlak Çukuru’na (Batın Baba’ya) uzanan bir yolculuktur. Bu yolculuk, yalnızca mekânsal değil; aynı zamanda derin bir içsel arayışın ifadesidir. Romanı okurken, yazar Ayşe Şasa’nın kendi hayat hikâyesinin de satır aralarından gözlerimizin önüne serildiğini söyleyebilirim.
Bu romana bir arayış romanı da diyebiliriz zannımca. Maddi ya da haz veren unsurlarla tatmin olmayan bir ruhun, sürekli bir yükseliş ve hakikat arzusuyla sürdürdüğü arayışı konu ediniyor ki karakterin aradığını bulmasıylada sonlanıyor. Çok uzun bir kitap olmadığından kaynaklı detayların fazla olmamasını göz önüne alarak okursanız beklentinizin altında kalmaz.
Eserde yazarımız selamlaşmayı güven, namazı miraç , dostluğu muhabbet ile işlemiş tasavvuf ışığında bizlere sunmuş.
Benim elimdeki kitabın bir sayfası resim bir sayfası yazı şeklindeydi , içeriği de ağır olmadığından okuması zor değildi. İçerik itibariyle keyifle okuduğum bir kitaptı. Ufak bir tavsiye ağır kitaplarla birlikte veya sonrasında dinlenmek adına okuyabilirsiniz.
Şizoid karakterinin her gün yeniden okuduğu önsözle incelememi sonlandırmak istiyorum:
“Allah’ım, sana hakkıyla hamdetmekten aciz bulunuyorum; bu hâlim sana malûmdur…”
(El-Fethu’r-Rabbânî – Abdülkadir Geylânî)