·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Ocak 2026 12:30 İlk kez 1580 yılında basılmış bu kitap, hâlâ güncelliğini koruyor . 2 evladını kaybetmiş iyi kalpli yazar, insana dair yazmış. Yazılarının asırlar sonra da okuyabileceğine hiç inanmadan yazmış.
"Öfke Üstüne " metninde yazarın 'çocuğa' olan merhametli tutumu ilgimi çektiği için kimi bölümleri buraya alıntılamak istedim.
Çok kez sokaktan geçerken öfkeden çıldırmış bir baba veya annenin çocukları öldüresiye dövdüklerini görmüş, çocukların intikamını almak için o anne babalara bir sürü oyun oynamayı düşünmüşümdür. Döverken gözleri çakmak çakmaktır. Daha yeni sütten kesilmiş bir çocuğa çığlık çığlığa bağırırlar . Suratları karmakarışık olur. Hipokrates'e göre en tehlikeli hastalıklar insanın yüzünü değiştiren hastalıklardır .
Dayak yüzünden sakat kalmış sersem olmuş çok fazla çocuk vardır ama devletimizin yasaları yine de bu işe karışmaz. Sanki bu sakatlar bu sersemler bizim toplumumuzda yaşamıyormuş gibi.
...
İnsan düşüncesini öfke kadar hiçbir şey yoldan çıkaramaz...
Bu , yapılan eğitim olmaktan çıkıyor bir çeşit intikam alma oluyor .
Ceza, çocuklara verilen bir ilaç sayılmalı ve öyle verilmelidir . Bir doktorun hastasına karşı öfkelenip yanlış ilaç vermesini kabul edebilir miyiz?
...
Kalbimizin hızlı çarptığını kanın beynimize çıktığını hisseder hissetmez sorunu kapatmalıyız. Çünkü öfkemiz geçtikten sonra her şeyi başka göreceğiz. Kızdığımız zaman bağıran konuşan biz değil, hırsımızdır. Nasıl sis içinde her şey olduğundan daha büyük görünüyorsa hırs içinde de suçlar büyüdükçe büyür.
...
Öfke bir hırstır ; lkendi kendinden hoşlanan, kendi kendini şişiren. Hepimizin başına çok sık gelir , bir şeye yok yere kızarız bize aldandığımızı ispat eden kanıtlar getirirler . Bu sefer de doğrunun kendisine suçsuzluğuna içerleriz.
...
Öfke saklanmaya da gelmez , saklandıkça içimize işler.
(Sayfa 183- 184- 185)