Gönderi

Kişisel değerlendirmem…
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
Bu roman güçlü bir tema romanı: bekleyiş, göç, kayıp, politik kırılmalar. Ama güçlü tema, her zaman güçlü bağ demek değil. Livaneli burada hikâyeyi parça parça kuruyor. Okurdan boşlukları birleştirmesini bekliyor. Bu bilinçli bir tercih ama bedeli var: Okurdan “duyguyu askıda tutmasını” bekliyor. Ama benim gibi okurlar için bu askı, bir süre sonra kopmaya dönüşüyor. Olaylar anlamlı; fakat duygusal süreklilik zaman zaman kopuyor. Ben “anlıyorum” diyorum ama bir türlü “içindeyim” diyemiyorum. Hissettiğim şey belirsiz değil; metnin yapısından geliyor. Bekle Beni’de kopukluk şuradan oluyor: Sahne geçişleri keskin. Olaylar bitmeden başka bir zamana, başka bir hayata geçiliyor. Karakterler derinleşmeden yer değiştiriyor. Okur bağ kuracakken metin yön değiştiriyor. Roman bir akıştan çok dosya gibi ilerliyor; parçalar anlamlı ama aralarındaki dikiş görünüyor. Bu kitabı sevmemek, derinlikten anlamamak değil. Tam tersine, sen bağ arıyorsun. Bağ kurulmayan yerde ruh geri çekiliyor. Kısaca özetlersem:) Bazı kitaplar ağır değildir; sadece sindirim için zamana değil, bağa ihtiyaç duyarsın.
Duygu ve Düşünce
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
·
66 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.