Son Zamanlarda Okuduğum En İlginç Kitaplardan Biri...
10/10
·402 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 21:40
Yanılgı eseri, Tanrı kavramının ve bazı zamanlar davetsiz bir misafir gibi gelip ardından insanın zihninden kaybolan ölüm kavramının aslında ne olduğunu aramaya çalışan karakterin zaman, benlik gibi kavramların da bu oyuna dahil olmasıyla yavaş yavaş kayboluşunu anlatır. Kitap; Yaşayış, Yaşayamayış ve Yaşamayış olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Yazdığı ve bir türlü tamamlanmış olduğuna kendisini inandıramadığı kitabını yayımlatmaya çalışan Ferit karakteri, ölümün ona kendisini hatırlatmasıyla kendini bambaşka bir hikâyenin içinde bulur. Toplumun dışına itilmiş insanlardan biri olan Ferit’in tüm gayreti kendini bu boşluğun içinden çıkarabilmektir; ancak bu isteğe hiçbir zaman tam olarak karşılık bulamaz, küçük karşılıklarda ise adım atacak takati kendinde bulamaz. Yalnızlıktan kaçmak ve normal bir insan olabilmek hülyasındaki Ferit, içinde konuşan ve susturmaya çalıştığı KOB karakterinden ne kadar uzaklaşmak istese de zamanla onun söylediklerine eğilim göstermeye ve asıl isteğinin daha farklı olabileceğini düşünmeye başlar. Hayatına Orhan ve Reyhan karakterlerinin de girmesiyle hayatının iyiye gideceğini uman karakterin hayatı bazı nedenlerden ötürü tamamen içinden çıkılmaz bir hâl alır. Üstkurmaca tekniğinin ustaca işlendiği bu eser bir noktadan sonra; karakterlerin, zamanın ve olayların iç içe geçmesiyle sizi bir labirentin içinde bırakacaktır. Postmodern edebiyatın ve absürt edebiyatın ilginç örneklerinden biri olarak gösterilebilecek bu eser, ağır kavramları -Tanrı, zaman, varoluş, yok oluş, benlik, yalnızlık…- açıklamaya çalışır. Aslında açıklamaya çalışır demek pek de doğru olmayabilir; daha çok okuyucuyu, özellikle her şeyi kesin olarak bildiğine inanan bazı insanları bu kavramların aslında ne kadar karmaşık olduğunu ve insanın ne kadar korkunç bir oyunun içinde olduğunu görmeye çağırır. Ve bunu birbirinin içine geçmiş birtakım oyunlarla yapar. İncelemeyi daha iyi anlayabilmek açısından, Yanılgı eserinden bazı alıntılar: “Yanılgının içinde olduğunu anladığın hâlde yanılmaya devam edebilmek ne tuhaf…” Yanılgı, s. 261 Vadesi dolmuş bir umut kadar faydasızım artık. Ölüm korkusunun sarstığı titrek düşüncelerim, beni gülünç hâle getiriyor; kendime olan saygım karşısında. Kendi cenazemde gibiyim, kendimi yâd ediyorum gizlice; iyi adamdım be, diyorum kendime. Ölümden sonraya çıkacak geminin artık o kadar uzaklarda olmadığını bilmek; zorla, bizden izinsiz ve bizim adımıza alınan o biletin öfkesi… Barışmam istenen, ölümden sonraya ait çürümüş cesedimin, zihnimin zar zor çizebildiği görüntüsü… Peki ya sonrası diyorum içimden, peki ya sonrası? Yanılgı, ss. 195-196 Kıyamet koptu. Kaçacak ya da saklanacak bir yerim kalmadı artık. Yazılan roman karakterleri, gerçeklik üzerinde hak iddia etmeye başladı. Gerçek ile hayal iç içe geçti. Hayal ya da gerçek deme imkânı kalmadı artık. İkisi de gerçek artık; ya da ikisi de hayal… Yanılgı, s. 400 Yanılgı Hamza Güven
YanılgıHamza Güven · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20269 okunma
··
1 +1'leme
·
35,5bin Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Güzel yorumlamışsınız.Dikkate değer bir kitap.Listeme ekledim... 📚
Yok Oluş
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim güzel yorumunuz için.
Okunacaklara bu da eklendi :)
Yok Oluş
Gönderi Sahibi
Kitap özellikle Yaşamayış bölümü ile benlik kavramına bambaşka bir açıdan bakabilmemizi sağlıyor. Ferit karakterinin benlerinin birbiriyle çatışması ile bize asıl benin aslında ne olduğu sorusunu soruyor. Kesinlikle okunmaya değer. (Spoiler vermedim bu arada :)
Çok merak ettim