Feodal ToplumMarc Bloch
Evet, bugünkü yazarımız,Marc Bloch kimdir? Bu Marc Bloch, neden önemlidir? Bloch, kendisi önemli bir tarihçi ve yazardır. Özellikle Annales Okulunun kuruluşu ile literatüre tarihî bakış açısını katmaları açıkçası harikadır. Kurucuları Marc Bloch ve Lucien Febvre tarafından sosyoloji, ekonomi, sosyal psikoloji ve antropoloji gibi çeşitli toplum bilimleri ile işbirliğini sağlayacak bir tarih bilimi yaklaşımı geliştirmek üzere 1929 yılında Strasbourg Üniversitesinde ders verdikleri bir dönemde kuruldu, Annales Okulu'nun tarihçilik anlayışında derin bir devrim yarattığı bilinmektedir. Bu ekol, yalnızca siyasi ve askeri olaylara odaklanmak yerine, toplumsal, ekonomik ve kültürel olguları da tarih yazımına dahil etmiştir. Kurucuları ve takipçileri, uzun vadeli tarihi eğilimleri ve yapıları inceleyerek geçmişi daha kapsamlı bir şekilde anlamamıza yardımcı olmuşlardır. Annales Okulu, metot ve yaklaşımlarıyla tarih literatürüne önemli katkılar sunmuştur. Bu sayede tarih bilimi, daha geniş bir perspektif kazanmıştır.
Kitaba Dair
Bloch’un Feodal Toplumu , feodalizmi yalnızca bir ekonomik sistem veya top hukuk düzen olarak değil, çok katmanlı ve uzun süreli bir toplumsal uygarlık biçimi olarak gören birçok yazara yol gösterdiği için modern tarih yazımı açısından büyük önem taşır. Bloch’un bakış açısı, olay merkezli ve kronolojik anlatıyı aşarak zihinleri dönemi, toplumsal ilişkileri, bağları ve maddi koşulları bir arada düşünmeye zorlayan Annales Okulu’nun en yetkin örneklerinden birini sunar. Bu nedenle kitap Orta Çağ tarihine yalnızca bir tanımlama olarak değil, aynı zamanda düşüncesi açısından metodolojik bir manifestodur. Bu nedenle, kitabın ima ettiği bir yaşam alanı tüm yönleriyle ele alınmalıdır. Bloch, feodalizmi bir adımda bir tanıma indirgeyerek, bu durumu görmezden gelmeye karar verenlerden uzaktır. En azından bu dönemi, hukuki bir norm ya da bir ekonomik model olarak düşünmemiştir. Bloch için feodal toplum, siyasi güç dağılımı ele alındığında, ayrıcalık ve koruma bağlarının krallığının bir zamanlar neredeyse tüm coğrafi alanının yerini aldığı bir dönemde çevresinde yapılanmış bir toplumdu. Ayrıca, en önemlisi, feodal toplumunun parçası olduğu bağımlılık ilişkisini salt bazı yerel toprak sahiplerinin ve misyon sahiplerinin yağmalaması olarak kullanılmaz. Eserde dikkat çeken bir sonraki önemli unsur, Bloch’un feodal toplumu dar bir coğrafi coğrafyaya, ya da dar bir zaman dilimine, hapseder gibi yapmaz. Batıya Avrupa’ya yoğunlaşmış gibi görünse de, gerçeklikte, feodal toplumun farklı coğrafyalarda farklı biçimlerde ortaya çıktığını ve tek bir feodal model hakkında tartışmanın geçmişi bozacağını belirtmek ister. Bu, onun, klasik Marksist-feodalizmin tipik olarak azaltıcı olanıyla alaycı eleştiriler taşıyan kapsamlı bir şekilde ele aldığı anlamına gelir. Bloch, üretim ilişkilerinin rolünü açıklamamazlığı iddia etmez; bununla birlikte, bir sosyal yapı biçimini ekonominin yalnızca alt yapısına indirgemekle açıklanamayacağını belirterek, değerlerden, inançlardan ve günlük pratiklerden de etkilendiğini belirtir. Bloch’un tarihi, akışın lineer ve homojen olmadığı anlamına gelir. uzun süreli yapılar (longue durée) ile kısa vadeli siyasal olaylar arasındaki bağ, feodal rejimin neden yüzyıllarca direndiğini anlamamıza olanak sağlar. Roma İmparatorluğunun neden çöktüğüne dair bir açıklamanın, güvenlik boşluğundan kaynaklanan yerel güç odaklarının ortaya çıkışının ve askeri korumanın sosyal statüyle ilişkisinin olduğunu iddia edebilirim; Bloch, “feodalizmin” duruma adapte olma arzusunu her yerde görür. Şiddetin artık sadece karşılıklı bir zorlamadan kaynaklanmanın bir eşiği olarak ele alınmaması, aynı zamanda koruyucu bir protesto ilişkisi olarak hizmet eden senyörlük tehdidini meşrulaştıran bir unsur olarak kabul edilir. Bloch’un eserinin belki de en benzersiz tarafı zihniyet tarihi önermesidir. Bloch, modern anlamda rasyonel devlet aklından oldukça farklı olan bir dünyaya işaret eder. Bloch, bu düşünceleri akılsız kalıntılar olarak göstermez; aksine, inanılmaz derecede tutarlı ve işlevsel bir anlam evreninin bir parçası olarak ele alınır. Bu, beğenilmediği bir eleştiri için tarihçinin toplumundaki meslektaşları ya da gelecek kuşakların tüm referansına hakkı olmadığına dair güçlü bir metodolojik ders sunar.
Kaynaklar veya derin okumalar
Bloch, M. (1939-1940). Feodal Toplum
Georges Duby'nin Ortaçağ insanlari ve kültürü
Perry Anderson- Antikiteden Feodalizme Geçiş.