David Copperfield, Charles Dickens’in en kişisel eserlerinden biri olarak, kahramanın doğumundan başlayıp yetişkinliğine uzanan hayatını kendi ağzından anlattığı bir olgunlaşma romanıdır; annesini küçük yaşta kaybeden David’in baskıcı ve sevgisiz bir üvey baba altında ezilmesi, çocuk yaşta ağır koşullarda çalıştırılması ve buna rağmen eğitim hayalinden vazgeçmemesi, onun karakterinin yavaş yavaş şekillenişini oluşturur; roman boyunca David’in karşılaştığı insanlar, kurduğu dostluklar, yaşadığı aşk ve hayal kırıklıkları yalnızca bireysel bir hikâye sunmaz, aynı zamanda Viktorya dönemi İngiltere’sindeki sınıf ayrımlarını, yoksulluğu, çocuk emeğini ve ahlaki çelişkileri de gözler önüne serer; Dickens, acıların insanı nasıl olgunlaştırdığını, sevginin ve emeğin bir bireyi yeniden inşa edebileceğini gösterirken, okuru hem duygusal hem de toplumsal bir yüzleşmeye davet eder.
David CopperfieldCharles Dickens