Bu romanı okurken oldukça zorlandım. Yine de okuduğuma değdi. Malone Ölüyor, önemli bir yazar olan Beckett’tan okuduğum ilk eserdi. Yazarla tanıştığım için mutluyum.
Malone bir düşkünler evi ya da tımarhane olduğunu tahmin ettiği bir yerde yaşayan yaşlı bir adamdır. Nerede olduğunu tam olarak bilmez. Yatalaktır ve odasından hiç çıkmamaktadır. Bir kurşun kalem ve defteri de içeren az sayıda eşyası vardır. Bizim okuduklarımız da Malone’un bu deftere yazdıklarıdır. Aklından geçenleri yazar Malone, kendinden ve durumundan bahseder, eşyalarının dökümü yapmaya çalışır, bize üç öykü anlatacağını söyler fakat bu öykülerin hiçbirini anlatmaz. Onun yerine başka öyküler anlatır: Biraz bön bir çocuk olan Sapo üzerine ve düşkünler evine gelen Macmann isminde bir adam üzerine. Sapo ve Macmann’ı anlatırken, hiçbir zaman açık bir şekilde söylemese de, Malone kendi hayatını anlatıyor gibidir. Son olarak da en çok ölümden söz eder. Malone ölmeyi sabırsızlıkla beklemektedir.
Roman karmakarışık bir düşünce akışı halinde ilerliyor. Zaten ölmek üzere olan, yaşlı ve büyük ihtimalle akli dengesi yerinde olmayan bir adamın zihninden de başka bir şey beklemek haksızlık olurdu. Önsözde yazan iki şey romanı biraz anlamlandırmama yardımcı oldu. Birincisi Malone Ölüyor modernist ve deneyci, yani geleneksel roman formundan kopmaya çalışan bir metin. İkincisi bu roman varoluşçu düşünceye temas ediyor. Malone dünyaya -diğer herkes gibi- iradesi dışında gelmiştir. Varoluşunun bir anlamı veya amacı yoktur, yalnızca ölüme doğru ilerleyen ıstıraplı bir süreçtir. Ölmek ve böylece benliğinin doğumdan öncesi, zaman ve mekandan bağımsız haline dönmek istemektedir. Ölene dek de varoluşunu anlamak için akıl yürütmeye çalışmakta, fakat sözcüklerin esaretinde olduğu için bunu da yapamamaktadır. Böylece aklından geçenler ancak onun ölümü beklerken oyalanmasına yaramaktadır.
Malone Ölüyor, başta da belirttiğim gibi kolay bir okuma değildi. Ancak romanı kapattığımda bir okur olarak ufkumun genişlemiş olduğunu hissettim. Bu anlattıklarım size cazip geliyorsa kesinlikle okumanızı öneririm.