Malone Ölüyor

Samuel Beckett
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
131
Basım Tarihi:
1989
Yayınevi:
Ara Yayıncılık
Orijinal Adı:
Malone Meurt
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Malone ölüyor
Puan vermedi
edebiyatın teselli edici tüm süslerinden arınmış, insanı varoluşun o en yalın ve en acımasız çıplaklığıyla baş başa bırakan bir deneyim. Beckett, Malone karakteri üzerinden ölümü görkemli bir final değil, bir "tükeniş süreci" olarak resmediyor. Elinde sadece bir sopa ve bir defterle yatağa çakılı kalan Malone’un kendi sefaletinden kaçmak için uydurduğu hikâyeler, aslında anlatmanın ve hayal kurmanın bile bizi kurtarmaya yetmediğinin hüzünlü bir itirafı gibi. Okurken hissettiğim şey, bir insanın değil de bir dilin, bir bilincin yavaş yavaş pille çalışan bir oyuncak gibi yavaşlayıp durmasını izlemekti; bu durum hem dehşet verici hem de tuhaf bir biçimde huzurlu. Bu romanı benim gözümde eşsiz kılan, Beckett’in o keskin ve karanlık mizahı sayesinde trajediyi absürtle dengelemesi. Malone’un kendi fiziksel yıkımıyla dalga geçmesi ve kelimelerin yetersizliği karşısındaki o inatçı tutumu, insanın anlamsızlık içindeki son direnişini temsil ediyor. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim o derin boşluk, aslında yazarın tam olarak hedeflediği şey: Ölümün bir son değil, sadece anlatacak bir şeyin kalmaması durumu olduğunu fark etmek. Beckett burada okura bir hikâye vaat etmiyor, onun yerine bizi Malone’un zihnindeki o tozlu odada, sessizliğin gürültüsünü dinlemeye mahkûm ediyor.
Edebiyat
Malone ÖlüyorSamuel Beckett · Ara Yayıncılık · 1989325 okunma
7/10
·131 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Bu romanı okurken oldukça zorlandım. Yine de okuduğuma değdi. Malone Ölüyor, önemli bir yazar olan Beckett’tan okuduğum ilk eserdi. Yazarla tanıştığım için mutluyum. Malone bir düşkünler evi ya da tımarhane olduğunu tahmin ettiği bir yerde yaşayan yaşlı bir adamdır. Nerede olduğunu tam olarak bilmez. Yatalaktır ve odasından hiç çıkmamaktadır. Bir kurşun kalem ve defteri de içeren az sayıda eşyası vardır. Bizim okuduklarımız da Malone’un bu deftere yazdıklarıdır. Aklından geçenleri yazar Malone, kendinden ve durumundan bahseder, eşyalarının dökümü yapmaya çalışır, bize üç öykü anlatacağını söyler fakat bu öykülerin hiçbirini anlatmaz. Onun yerine başka öyküler anlatır: Biraz bön bir çocuk olan Sapo üzerine ve düşkünler evine gelen Macmann isminde bir adam üzerine. Sapo ve Macmann’ı anlatırken, hiçbir zaman açık bir şekilde söylemese de, Malone kendi hayatını anlatıyor gibidir. Son olarak da en çok ölümden söz eder. Malone ölmeyi sabırsızlıkla beklemektedir. Roman karmakarışık bir düşünce akışı halinde ilerliyor. Zaten ölmek üzere olan, yaşlı ve büyük ihtimalle akli dengesi yerinde olmayan bir adamın zihninden de başka bir şey beklemek haksızlık olurdu. Önsözde yazan iki şey romanı biraz anlamlandırmama yardımcı oldu. Birincisi Malone Ölüyor modernist ve deneyci, yani geleneksel roman formundan kopmaya çalışan bir metin. İkincisi bu roman varoluşçu düşünceye temas ediyor. Malone dünyaya -diğer herkes gibi- iradesi dışında gelmiştir. Varoluşunun bir anlamı veya amacı yoktur, yalnızca ölüme doğru ilerleyen ıstıraplı bir süreçtir. Ölmek ve böylece benliğinin doğumdan öncesi, zaman ve mekandan bağımsız haline dönmek istemektedir. Ölene dek de varoluşunu anlamak için akıl yürütmeye çalışmakta, fakat sözcüklerin esaretinde olduğu için bunu da yapamamaktadır. Böylece aklından
Malone ÖlüyorSamuel Beckett · Ara Yayıncılık · 1989325 okunma
Ona dair her şey sessiz bir monologa delalet eder...
9/10
·168 syf.·
2023 234. kitabı
~~~insanın bir benzerine sürekli olarak bakması, çok istese de oldukça güç bir şeydir~~~ kitapta beni en çok düşündüren cümle, çok manidar, bazıları dönüp kendisine bakmayı denese bikere... Kendi dilinde yapılan bir sohbet misali gibi Molloy'un ardından yazdı­ğı Malone Ölüyor, Samuel Beckett in, romanının sivriliklerini uzlaştırmaya çalışırken, anlatılan kesik kesik fakat bütünsel durumların parçaları olan öykü­ler içinde kendinden toplumdan kaçmak için kullandığı ifadelerde hiçbiri bir yere varmayan durumlar gibi... Malone Ölüyor'un başlangı­cında, sıkıcı, gülünç bir şekilde renksiz bölüm dizilerinden ilerlerken oluşan sahte ve beyhude bir yaşam!!! yazarın yaşam ölüm varoluş manidarlığı düşünülünce bu üçleme içinde romanı oluşturmaya çalışırken, genç Sapo Saposcat'ın acılarının hikayesiyle sürdürülen durumlar, daha sonra, bir aşk hikayesine uzanır; bu hikayede kahramanlar, hiç kuşkusuz en itici sahneleri bile büyük bir gayret ve rahatsızlıkla canlandırmayı başarır... Dilese ölebilirdi bugün, yalnızca biraz gayret etmek yeterliydi; dilemek ve gayret etmek gelseydi elinden, eskinin sisi çağırır, insanlar bir tuhafken. Hiçbir şey hiçten daha gerçek değildir. Boşluktan yükselir, ötekileri yitirirken, "yaşamak ve yaratmak" olayında çabaladı. Çabalamış olmalıydı. Yaratmak doğru bir sözcük değil belki. Yaşamak da öyle. Önemi yok bunun. Çabaladı, çabaladıkça içindeki ciddiyet canavarı homurdandı, kükredi, parçaladı onu. """Yaşamak diyor ama bilmiyor anlamını.""" """Koma, yaşayanlara özgü bir şey. Yaşayanlara özgü. Katlanamıyordu hiçbirine""" vardığımız en son nokta, zira an gelir, bırakır insan her şeyi, en akıllıcası da budur... "Malone Ölüyor" ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasında olup, ölmeyi bekleyen yaşlı bir adam, ölüm döşeğindeyken, öykülerle ve öykülerin
1001KitapOkumalarım
Malone ÖlüyorSamuel Beckett · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018325 okunma
7/10
·168 syf.··
2026 2. kitabı
Anlamsız, bu yüzden anlamlı. Karmaşık, bu yüzden basit. Okuması zor, bu yüzden kolay. Kafa karıştırıcı, bu yüzden ufuk açıcı. Zıtlıkların bir arada olduğu bir kitap.
1000Kitap
Malone ÖlüyorSamuel Beckett · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018325 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2023 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2023 00:04
"Yine de bir süre sonra büsbütün öleceğim sonunda. Gelecek ay belki." Böyle başlar Malone, kendine ya da bize bir şeyler anlatmaya. Molloy yahut Moran, kör topal ilerleseler de ayaktaydılar hâlâ. Malone ise dikeyliğini yitirmiştir, yatağa bağımlı vaziyettedir, başa çıkmayı beceremediği hayatın karşısında yatay haldedir, bir nevi teslimiyet halidir bu. Sadece küçücük kalmış bir kurşunkalemi, nerden geldiğini bilmediği bir defteri, bir de ihtiyaç duyduğu nesneleri yaklaştırıp uzaklaştırmaya yarayan bir sopası vardır. Dağılmaya, büsbütün dağılmaya karşı koyabilmek için öyküler anlatır kendine, dolaylı olarak da defteri okuyacak olanlara. İçinde bulunduğu durumun, duygularının düşüncelerinin aktarımıyla bazen aniden kesilir, sonra yine aniden başka bir yerden devam ediverir bu öyküler. Üstelik anlattıkları hayal ürünü müdür yoksa kendi başından geçenler midir, bu da belirsizdir. Olaylar biçim değiştirir, isimler değişir ikide bir. Zaten önemi de yoktur, "hangi bedenin ve tinin pörsümüş kalıntısı olsa görür işimi, insanların peşini sürmenin bir anlamı yok pek." der. Onun ruh hali okuru da kavrar giderek. En az onunki kadar dağınık bir kafayla kalakalırsınız bazen. Kendi ifadesiyle, öyküler aracılığıyla, "olmamanın eşiğinde başka biri olmayı başarıyor"dur Malone. Söyleyiş tarzı da yer yer başkalaşır. Hüzün dolu zarif cümlelerle son derece nobran ifadeler iç içe geçer. Hayat bu kadar acımasızken ve ölüm kapıdayken lisanı inceltmeye, yumuşatmaya lüzum görmez gibidir. Başlangıçta daha sakin sularda seyreden öyküler de sona doğru sertleşir, hırçınlaşır. Yok olmayı kabullenmiş hattâ bunu ister gibi görünse de ölüme bir tepkidir belki bu da. Yine de başlangıçtaki kadar sükunet içinde sona erer yazılan. Kalem küçüle küçüle bitmiştir, onu tutan beden gibi. Bellek neredeyse
Malone ÖlüyorSamuel Beckett · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018325 okunma
9/10
·168 syf.··
2021 95. kitabı
“Hiçbir şey hiçten daha gerçek değildir” (s.38). Beckett, Üçleme’nin ikinci kitabı Malone Ölüyor’da yine aslında ‘hiç’i ve hiçbir şey olmamayı anlatıyor. Hayatın anlamsızlığı ve absürdlüğü karşısında, kendini avutmak için ona farklı anlamlar yüklemeye çabalayan ve yarattığı bu gerçeklikler ya da yanılsamalar içinde/arasında bocalayan karakter, bu kez ölüm döşeğinde, elinde kurşun kalemi ve küçük defteriyle okura içini döküyor. Beckett’in zihninin karanlık dehlizlerinde gezinirken, tıpkı ilk kitap Molloy’da olduğu gibi, fark ediyoruz ki, bu muğlaklık salt anlatılanlarda değil, aynı zamanda figürler ve karakterlerde. Fakat tüm bunlara rağmen Beckett, okuru metnin içinde tutmayı başarıyor, kitabın ilk sayfasında yazarın dünyasına adım atıyor ve son sayfaya kadar onun ‘gerçekliğine’ ayak uyduruyorsunuz. Böyle bir metinde bu gerçekten de çok büyük başarı bana göre. Eserler arasında bağlantı var; bu açıdan yorucu olmaması ve Beckett’ın tarzını özlemek açısından kitapları, peşpeşe olmasa da arayı fazla açmadan okumanızı tavsiye ederim. Bunun dışında, dikkatinizi yoğunlaştırabileceğiniz ve zihninizin müsait olduğu bir zamanda okumanızı öneririm. Her ne kadar genelde Molloy serinin en sevilen kitabı olsa da (bunun da nedeni muhtemelen Beckett’ın seri içinde ilk kitaptan üçüncüye doğru edebi dili bilinçli olarak eksilterek gitmeyi seçmesi), ben ikinci kitabı daha çok sevdim. Malone Ölüyor’u daha çok içselleştireldim ve Beckett’ı daha iyi anladığımın farkına vardım. Gerçekten kafası çok farklı çalışan bir yazar. Bence ‘Beckett kafası’ ile mutlaka tanışılmalı
Malone ÖlüyorSamuel Beckett · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018325 okunma
10/10
·168 syf.··
2020 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2020 16:26
Kötürüm olan yaşlı bir adam, ucu kancalı sopası, kime ait olduğunu bilemediği ancak kendinin saydığı bir defter, gittikçe ufalan bir kalem ve onun zihni. Zihninde yarattığı diğer kişilerle adeta yaşamla alay edercesine fiziksel olarak varolmadan da zihinsel varoluşu kanıtlayan bir monolog. Beckettin karakterleri hayata boş vermiştir, kitaplarında öylesine yaşam sürdürdüğü bu karakterler aracılığı ile hiçbir şey anlatmadan çok şey anlatır. . . . “Ne kalemiyle ne sopasıyla ne ışıklara ışıklar demek istiyorum hiçbir şeye dokunmayacak evet hiçbir şeye dokunmayacak hiçbir şeye hiçbir şeye bir daha”
Malone ÖlüyorSamuel Beckett · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018325 okunma
Molloy Malone mu: Varoluşsal sorgular 2
7/10
·168 syf.··
2021 106. kitabı
Odasında ölmeyi bekleyen yaşlı bir adam ve zihnin gözeneklerinde gezineduran kaygan bir monolog. Beckett’ten roman ile dramanın arakesitinde duran, ya da duramayan, baş döndürücü bir deney. (Arka kapaktan) 1969 #nobeledebiyatödülü sahibi #beckett, her ne kadar üçleme olduğunu reddetse de, olmayan kurguya bürüdüğü bu ikinci anlatısında, yer yer sezilen ip uçlarıyla hikayesine devam ediyor. Ölmekte olan bir adamın dilinden hayatın sonunu ve yaşlılığı sorguluyor, varoluşsal bir çabayla. Sonradan Düşkünler Evi olduğunu öğreneceğimiz mekanın bir odasında, çok yaşlı (100 yaşında olabilirim diyor), neredeyse kötürüm (sadece kollarını kıpırdatıyor), kancalı sopasıyla bazı gereksinimlerini yapabilen ve tek varlığı iki ucu açık, bitmek üzere olan kurşun kalem ile defteri olan bir adam; aynen kalemi gibi tükenmek üzere olan yaşamını sorguluyor ve hikayeler karalıyor. Hedefi; şu anki durumunu, öykülerini ve dökümüm dediği varlığını anlatabilmek. Bahsettiği öykülerden ilkinde; 14 yaşında Sapo adlı çocuğun okumaktan hoşlanmayıp ailesinden kaçıp doğaya dönüşünü niteliyor. Ardından gelen Lambert'ların öyküsünde de, Sapo'nun ara sıra köydeki evlerine gelişini okuyoruz. Aynı Sapo, anlatımda birden Macmann 'a dönüşüyor ve flu arka planda da olsa Düşkünler Evi'ne gelişi ve muhtemel sonunu görüyoruz. 'Murphy, Mercier, Molloy, Moran ve öteki Malone'lar için her şey bitmiş olacak' diye yazıyor anlatının bir yerinde. Düşsel öğeleri çok kullandığıı metini dikkatle takip ettiğinizde, yalnız ihtiyarın kuvvetle muhtemel Macmann dolayısıyla Sapo olabileceği hatta beden betimlemelerinden Molloy'u çağrıştırdığını görebilirsiniz. Yani sözcük sihirbazı yazar, gerçek hayatında Fransa'da bir zamanlar yaptığı gibi kapandığı odasında düşündüklerini, (bence!) bu seriyle yansıtmış oluyor
Edebiyat
Malone ÖlüyorSamuel Beckett · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018325 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2020 45. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2020 13:02
Üçlemenin ilk kitabı Molloy'u okuduktan sonra kitap hakkında biraz daha gezindim internette ve şöyle bir yoruma rastladım. Bu kitap oturup arkadaşınıza hikayesini anlatabileceğiniz kitaplardan değil. Çünkü örgüsü belli bir hikayesi yok. Kesinlikle haklı ve benim zorlayan bir okuma. Bir odada yatağa mahkum, ölümü bekleyen birinin içini dökmesini okuyoruz. Kadere, olmuş ve olacak olana bir teslimiyet mazlumesi gibi okudum bu kitabı. Anlatıcının bir defteri ve gittikçe tükenen bir de kalemi var. Hepimiz hayat dediğimiz deftere yazdıkça tüketiyoruz ömrümüzü. Bu cümleler ne denli anlamlı ya da boşlar acaba ...
Edebiyat
Malone ÖlüyorSamuel Beckett · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018325 okunma
Malone ölüyor
Puan vermedi·168 syf.··
2026 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 00:00
Malone ölüyor. Bunu biliyor, biz de biliyoruz. Beckett de biliyor ama yine de 200 sayfa yazıyor. Bir yatakta, hareketsiz, elinde bir kalem. Geçmişi yok, ailesi yok, gidecek bir yeri yok. Molloy yürüyordu en azından Malone'da yürüyüş de bitti. Geriye sadece beklemek kaldı. Ama Malone anlatıyor. Sapo adlı bir çocuk yaratıyor, sonra Macmann adlı bir yaşlı adam. Onları yaşatıyor dünyayla bağ kuramayan, toplumun dışında kalan, anlamsız bir varoluşun içinde debelenen insanlar. Tanıdık mı? Olmalı. Çünkü bunlar Malone'un kendisi başka isimler altında, başka bedenlerle hayatta kalmaya çalışan o son yaşam kırıntısı. Beckett burada çok sinsi bir şey yapıyor: Malone kendi ölümüne bakmak için başkalarının gözlerini kullanıyor. Kendi adıyla var olamıyor artık, ama Sapo olarak, Macmann olarak bir şekilde devam ediyor. Anlatmak duruyorsa o kırıntı da sönüyor. Dil de buna ayak uyduruyor. Cümleler yarım kalıyor, düşünceler buharlaşıyor, hikayeler kontrolden çıkıyor. Molloy'da dil kendini yiyordu Malone'da dil ölüyor. Yavaş yavaş, sayfa sayfa. Roman bir ölümle bitmiyor. Kelimeler dağılıyor, cümleler kesiliyor, sayfa beyazlaşıyor. Beckett ölümü anlatmıyor sadece dilin çöküşünü gösteriyor. Gerisi sessizlik. Godot'da bekliyorduk. Molloy'da yürüyorduk. Malone'da sadece anlatıyoruz ta ki o da bitene kadar.
Edebiyat
Malone ÖlüyorSamuel Beckett · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018325 okunma

Yazar Hakkında

Samuel BeckettYazar · 38 kitap
Samuel Barclay Beckett, (13 Nisan 1906; Foxrock, Dublin - 22 Aralık 1989, Paris), İrlandalı yazar, oyun yazarı, eleştirmen ve şair. 20. yüzyıl deneysel edebiyatının önde gelen yazarlarından biridir. James Joyce'un takipçisi olduğu için "son modernistlerden", daha sonraki pek çok yazarı etkilemiş olduğu için de "ilk postmodernistlerden" biri olarak değerlendirilir. Beckett ayrıca, Martin Esslin'in "Absürd Tiyatro" olarak adlandırdığı akımın en önemli yazarı sayılmaktadır. Eserlerinin çoğunu Fransızca ya da İngilizce yazıp, diğer dile kendisi çevirmiştir. En bilinen eseri Godot'yu Beklerken'dir. Beckett'in eserleri sade ve temel olarak minimalisttir. Bazı yorumlara göre, çağdaş insanın durumu hakkında oldukça kötümser, hatta hiççi eserler vermiştir. Gittikçe daha kısa ve özlü eserler veren Beckett, bu kötümserliği kara mizah yoluyla anlatır. "Roman ve drama türlerinde yeni formlarda oluşturduğu eserlerini, modern insanın yoksunluğu üzerine kurguladığı" için, 1969'da Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Beckett, ayrıca 1984'te Aosdána'da Saoi seçilmiştir. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Samuel_Bec...