Adı:
Mercier İle Camier
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755392158
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mericer et Camier
Çeviri:
Uğur Ün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Baskılar:
Mercier İle Camier
Mercier İle Camier
Mercier ile Camier'nin aynı adlı kahramanları, Beckett'ın olgunluk dönemi yapıtlarında sıkça karşımıza çıkan ikililere öncülük ediyor: Trajik ile komik, düş ile gerçek ya da beden ile usun birer yansıması; birbiriyle çatışsa, birbirinden uzaklaşsa da asla kopamayan iki yalnız yabancı, aynı "ben" in iki yarısı.
Amaçsız ve anlamsız bir yolculuk için bir araya gelir Mercier ile Camier. Modern karşı kahramanların parçalanmış iç dünyasına yapılacak ürkütücü ve karanlık bir yolculuktur bu. Ama hüzünlendirirken aynı zamanda eğlendirir. Yazarın karşı konulmaz bir sevgiyle yaklaştığı bu iki berduş arasındaki sarsak dayanışma yer yer zorlaşsa da, kaosun yükünü, hep var oaln trajikomik iletişim hafifletir. Beckett'ın erdemi, durumun acıklılığına ağıt yakmak değil, kendi kendini alaya alabilmektir. Bu yüzden en karamsar izlekler bile bir karamizah başyapıtına dönüşür Beckett'ta.
Beckett, Mercier ile Camier'yi Fransızca olarak yazdı. Yazın dili olarak anadilini kullanmaması modern dünyanın kaçınılmaz hastalığı olan yabancılaşmayı okuyucusuna biçimsel olarak daha evrensel bir düzlemde aktarmasını sağlayacaktı. Sanatçı için her sözcüğün yepyeni bir keşif olduğu zorlu bir yaratıcılık serüveniydi giriştiği.
Mercier ile Camier, Beckett'ın çarpıcı yapıtlara imza attığı en üretken döneminin çok önemli bir basamağını oluşturan bir yapıttır.
Beckett severlere...
(Arka Kapak)
Trajik ile komik, düş ile gerçek ya da beden ile usun birer yansıması; birbiriyle çatışsa, birbirinden uzaklaşsa da asla kopamayan iki yalnız yabancı, aynı "ben" in iki yarısı.Amaçsız ve anlamsız bir yolculuk için bir araya gelir Mercier ile Camier. Modern karşı kahramanların parçalanmış iç dünyasına yapılacak ürkütücü ve karanlık bir yolculuktur bu. Ama hüzünlendirirken aynı zamanda eğlendirir. Yazarın karşı konulmaz bir sevgiyle yaklaştığı bu iki berduş arasındaki sarsak dayanışma yer yer zorlaşsa da, kaosun yükünü, hep var olan trajikomik iletişim hafifletir. Beckett'ın erdemi, durumun acıklılığına ağıt yakmak değil, kendi kendini alaya alabilmektir
Bunu benden önce söyleyen oldu mu bilmiyorum fakat ben, Mercier ile Camier karakterlerini aynı yazarın 'Godot'yu Beklerken' adlı oyunundaki Estragon ve Vladimir karakterlerine benzetiyorum. Şimdi efendim, her iki ikilinin yerleşik bir varoluş beklentisi var, bundan ziyade her iki ikilinin de mizaçları, konuşma tarzları ve korkarım surat ifadeleri dahi birbirlerine benziyor. Bana bunları nasıl söylersin demeyin fakat yalan söylemiyorum her iki ikilinin de giyim tarzları dahi aynı. Şimdi de burada yazarın kadar nacizane okurun da hayalgücünün kaideye alınması gereğini görmemiz gerekiyor. Başta söylediklerim zinhar bir hiciv değildir, durumu ziyadesiyle ilginç gördüğüm için konuşuyorum. Eserin yazılma amacı varoluşun sorgulanmasıdır haliyle, mesela bir yerde Camier, Mercier'ye 'ne düşlüyorsun?' diye soruyor; Mercier de 'varoluşun dehşetini' diyor. Mercier, düşünde görüntülerin pek net olamadığını belirtmesi yazarımızı haliyle karakterlerimizi bir harekete-bir eyleme teşvik ediyor, bu eylem yolculukdur, nasıl bir yolculuk olduğu mühim değildir, önemli olan yolculuğun mevcudiyetidir. Yazarın, bu yolculukla varoluşu sorgularken insanın rutininden kaçıp olası bir amacı uğruna eyleme geçmesi gereğini anlatıyor ama aynı zamanda diğer yandan çoktan yola koyulup (eyleme geçip) amaçlarına ulaşan insan yığınlarının bu defa da toplumsal bir rutine maruz kaldıklarına değiniyor fakat bu konu ana konunun biraz gerisinde kalıyor diyeyim...
Neyse ney, Mercier ile Camier bir halt edip bu yolculuğa çıkıyorlar, fakat çetrefilli olan yolculuk koşulları mı, yollar mı, kentler mi, trenler mi, gördükleri insanlar mı yoksa yoksa esas çetrefilli olan Mercier ile Camier'nin bulanık zihinleri mi... sorular sorular... nereye varacaklar ne yapacaklar, aslında neler oluyordu okuyunuz derim efendim, bu romanı tavsiye ederken Samuel Beckett'in bir lugat ustası olduğunu söylemeden geçemeyeceğim...

İyi okumalar...
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.908 Oy)9.181 beğeni30.098 okunma922 alıntı146.143 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.917 Oy)19.834 beğeni45.412 okunma3.469 alıntı191.956 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.529 Oy)3.658 beğeni11.092 okunma6.049 alıntı101.306 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.712 Oy)8.173 beğeni22.235 okunma4.392 alıntı136.404 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.601 Oy)4.087 beğeni13.597 okunma1.529 alıntı56.154 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.097 Oy)13.909 beğeni36.021 okunma3.754 alıntı153.079 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.705 Oy)9.655 beğeni27.104 okunma1.996 alıntı125.523 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.261 Oy)6.615 beğeni17.593 okunma2.941 alıntı90.049 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.898 Oy)6.007 beğeni20.551 okunma916 alıntı106.779 gösterim
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    8.6/10 (6.347 Oy)6.051 beğeni17.904 okunma2.288 alıntı95.772 gösterim
II. Dünya savaşı sonrasında yazılan kitap yazarın ilk fransızca romanı Mercier ve Camier iki başıboş, ayyaş erkeğin yolculuğu...

Yolculukları nispeten kolay gidiş olarak tanımlasa da, seyahatleri komplikasyonlar ve entrika ile dolup taşıyor.

Biz okuyucular yolculuğun başladığı yeri veya nerede sona erdiğini bilmiyoruz. Yolculukların gayesi belirtilmese de, yolculuk karakterlerin fiziksel ilerlemesiyle ilgili.

Camier serin ve yumuşak. Mercier agresif, kararlı, patronlu olarak tanımlanabilir. Hikaye onlar etrafında dönüyor. Felsefe ve gizemin havası olan konuşmaların geçmesi, karamizah epik-komik yolculuk anlamayı güç kılıyor.

Torbalarını kaybetmeleri, şemsiyeyi açamamaları, bisiklet, uyurken birbirlerinin ellerini tutmaları (eşcinsel değiller), aniden kim oldukları bilmediğimiz ikincil karakterlerin çıkması (Watt, polis, Helen,Teresa) kitap icinde anlamı olan ama anlamadığım felsefik, mitolojik mesajlardır. Kitabın konusuna hakim olmak, gonderdigi mesajları anlamak icin yazarın dıger kitaplarını okumakta fayda var.
Beckett‘ın ilk uzun yazı denemesi.

Beckett için başlangıç eseri olabilir kanımca.

Hem birbirine zıt hem birbirine bu kadar yakın bir karakter nasıl yaratmış diyorsunuz okurken. Hem huysuz hem uyumlu bir çift Mercier ile Camier.

Onların yolculuğuna hazırsanız Mercier’in bir cümlesiyle başlayalım:
‘Herkes kendisi, Tanrı da herkes için, dedi Mercier.’

Buyurun.
İrlandalı yazarımızın Fransızca yazdığı bir kitap olması nedeniyle dikkatimi çok çekti. Kitabın isminde yer alan kahramanlarımız nereden başladığını bilmediğimiz bir yolculuğa çıkıyorlar. Bu yolculuğu bir yere ulaşmak yerine kendilerini dinleme olarak görebilirsiniz. Çünkü bir yere varmak değil yolculuk yapmak asıl mesele. Ayrıca Camier ve Mercier iki yaşlı adam, ama aralarında nasıl bir ilişki var anlayamıyoruz kitapta. Yazarımız birkaç bölümde bir özet geçmese geçen bölüm ne olmuştu diye çıkaramıyordum açıkçası. Çünkü kitap biraz karmaşık geçiyor açıkçası, bir anda başka karakterler nedensizce fırlayıp sonra da kayboluyorlar.
Ben herkes kadar beğenemesem de Beckett bu diyip susuyorum. Keyifle okumalar.
Not: bu kadar uzun sürmezdi bu kitabı okumak, ama kendimi sorguladığım bir döneme denk gelmesi sebebi ile bir süreliğine kitap okumaya ara vermiştim. Bu kitaba denk gelmeseydi belki daha çok severdim, bilmiyorum.
Yıllarca süren bir kararsızlığın ardından, belki de sağ salim geri dönemeyeceğimiz, meçhul bir yere doğru yola çıkacağımız gün gelip çattı.
Samuel Beckett
Sayfa 10 - Ayrıntı Yayınları
Gün gelecek birbirimize söyleyecek tek sözümüz kalmayacak. Öyleyse dilimizi tutacaksak iyice düşünmeliyiz bunun üzerinde. Çünkü boş yere bana döndüğünde aynı ya da benzer bir durumda başka bir yerde olacağım ben. Yanında olmayacağım....

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mercier İle Camier
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755392158
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mericer et Camier
Çeviri:
Uğur Ün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Baskılar:
Mercier İle Camier
Mercier İle Camier
Mercier ile Camier'nin aynı adlı kahramanları, Beckett'ın olgunluk dönemi yapıtlarında sıkça karşımıza çıkan ikililere öncülük ediyor: Trajik ile komik, düş ile gerçek ya da beden ile usun birer yansıması; birbiriyle çatışsa, birbirinden uzaklaşsa da asla kopamayan iki yalnız yabancı, aynı "ben" in iki yarısı.
Amaçsız ve anlamsız bir yolculuk için bir araya gelir Mercier ile Camier. Modern karşı kahramanların parçalanmış iç dünyasına yapılacak ürkütücü ve karanlık bir yolculuktur bu. Ama hüzünlendirirken aynı zamanda eğlendirir. Yazarın karşı konulmaz bir sevgiyle yaklaştığı bu iki berduş arasındaki sarsak dayanışma yer yer zorlaşsa da, kaosun yükünü, hep var oaln trajikomik iletişim hafifletir. Beckett'ın erdemi, durumun acıklılığına ağıt yakmak değil, kendi kendini alaya alabilmektir. Bu yüzden en karamsar izlekler bile bir karamizah başyapıtına dönüşür Beckett'ta.
Beckett, Mercier ile Camier'yi Fransızca olarak yazdı. Yazın dili olarak anadilini kullanmaması modern dünyanın kaçınılmaz hastalığı olan yabancılaşmayı okuyucusuna biçimsel olarak daha evrensel bir düzlemde aktarmasını sağlayacaktı. Sanatçı için her sözcüğün yepyeni bir keşif olduğu zorlu bir yaratıcılık serüveniydi giriştiği.
Mercier ile Camier, Beckett'ın çarpıcı yapıtlara imza attığı en üretken döneminin çok önemli bir basamağını oluşturan bir yapıttır.
Beckett severlere...
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • marceline cloris
  • Sena
  • Lost
  • Fırat Koç
  • S.D. Şahin
  • A.Melike Cığır
  • Mutlu Gözler :)
  • aria
  • Ezgi Çelik
  • Black Garden

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (4)
9
%21.4 (3)
8
%21.4 (3)
7
%14.3 (2)
6
%14.3 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0