Puan vermedi·392 syf.····Okunma: 25 Ocak 2026 16:35 Livanelinin birçok kitabını okudum ama üç dört yıldır hiç okumuyordum uzun zamanda sonra bu kitabını okudum ve beni inanılmaz rahatsız etti. Konu zaten rahatsız edici ama yazarın bakış açısı, konuyu işleyişi, genellemeleri beni çok bunalttı. Sonunu merak ettiğim için zorla bitirdim. Kitap da güzel konu da güzel akıcı da aslında ama Livanelinin basmakalıp görüşleri, Türkiyenin batısı hariç her yere yukardan bakışı dikkatimi çekti ve kendime şunu sordum; acaba önceki kitaplarında da bu abesti de ben mi göremedim. Zaten görüşlerini biliyorum kendisini severim de, ama bu abartı geldi. Askere olan bakışı özellikle alttan alttan verdiği rahatsız edici cümleler. Sağ sol fark etmeden askerimizin yanında değil miyiz biz hep ya. Diğer genellemeleri de zaten bölge bölge biliyoruz doğu, iç anadolu vs “aydın” insanın çıkmayacağı, full yobaz, hep uçlarda yaşayan, dine bağlı görünüp ahlaksızlık yapan insanlarla dolu. Elbette böyle insanlar da var, her yerde var. Ama bunu hangi cüretle genelleyebiliriz ki? Serenada huzursuzluğa bakın farklı milletleri nasıl güzel tahlil edip anlatıyor. Ancak konu Türk milletine geldiğinde hep bi falso. İyi karakterler hep aynı, açık saçık giyinen okumuş bir yerlere gelmiş su gibi alkol içen. Elbette iyi insanlardır ama hepsi iyi nasıl diyebiliriz, ya da kıyafeti iyi olmayan, dinine bağlı olan biri kötü mü. İnsanın iyisi ve kötüsü vardır ancak bunu şu bu kesim iyi diğer kesim kötü diye genelleyemeyiz. Biz kimiz ki bu genellemeyi yapabilelim
Overall, konu güzeldi arkadaşlar. Cidden akıcıydı da sadece milli değerlerimize, Türk toplumuna bu denli laf etmesine dayanamadım. Ama yazıldığı yılda cesurca toplumsal eleştiri yapabilmesi başarılı.