Puan vermedi·320 syf.····Okunma: 25 Ocak 2026 10:01 Christina Alger, uzun yıllar Wall Street’te avukatlık yapmış bir yazar. Finans ve hukuk dünyasını yakından tanıması, Kirli Para romanına da fazlasıyla yansımış. Offshore bankacılık, kirli paralar ve “dokunulmaz” güç odakları hikâyenin merkezinde yer alıyor. Kitabı bitirip yazarın hayatını öğrendikten sonra, bu gerçekten sadece bir kurgu mu, diye düşündüm.
Kitabı sevdim. Bu tür romanları özellikle seviyorum; çünkü akıcı dili ve temposu sayesinde elimden bırakmadan okuyorum.
“Bir bölüm daha” dedirten, okuru sayfaların arasına çeken kitaplardan Kirli Para.
Hikâye bir uçak kazasıyla başlıyor ama çok geçmeden anlıyoruz ki mesele bir kazadan ibaret değil. Offshore bankacılık, kirli paralar ve büyük sırlar devreye giriyor. Matthew Werner’in ölümünün ardından geride kalan eşi Annabel, yasla birlikte gerçeğin peşine düşerken; diğer tarafta gazeteci Marina Tourneau, güce yaklaşmışken bile doğruyu yazma cesaretini sorguluyor.
Kitapta Esad, Putin gibi tanıdık ve “dokunulmaz” isimlerin geçmesi ayrı bir ironi. İnsan ister istemez düşünüyor: Ahh ahh, kim bilir kimlerin parası nerelerde?
Keşke bu ülkeden de birkaç isim geçseydi; gerçi oralarda paraları olduğuna dair tahminimiz var ama kitapta da geçseydi okumak daha bir keyifli olurdu. :)
Kirli Para, suçtan çok sistemi anlatıyor; kimin korunduğunu, kimin susturulduğunu ve bedelin kimlere ödettirildiğini. Akıcı dili ve güçlü kadın karakterleriyle Alger, gerilim kurarken sistemi sorgulamayı da ihmal etmemiş.
Kitabı bitirdiğimde aklımda şu soru kaldı: Biz bu paraların ne kadar olduğunu öğrensek, hesabını yapabilir miyiz; aklımız alır mı acaba? :))