Gönderi

Kambur
7/10
·72 syf.··
2026 15. kitabı
Ağır kas hastalığıyla dünyaya gelse bile bu handikap yüzünden hayata boyun eğmeyecek kadar cesur birinin hikâyesiyle buluşturuyor bizleri Saou Ichikawa. Kahramanımız Shaka'nın miyotübüler miyopati hastalığı vardır: omurgası S şeklindedir ve bu nedenle, dediğine göre, hayatı da öyledir. Engelli bireylerle yeterince empati kuramadığımızı cesur bir dille anlatan Kambur kitabı Japonya'nın en prestijli edebiyat ödülü olan Akutagawa ödülünü kazanıyor. Kitabın ana konuları; Engellilerin, devletten maaş alıp üretime katkıda bulunmadıkları için ülkenin kamburu oldukları düşüncesini haykırıyor ve ekliyor; engelli birinin ebeveynleri, çocukları hayatta bir başına kaldıklarında zorlanmasınlar diye yıllarca para biriktirir ve sonra çocuk evlenip üreyemeyeceği için, öldüğünde tüm mal varlığı olduğu gibi devlete kalır. Yani toplumda kambur gibi gözüken biri, esasında tüm zenginliğini tanımadığı insanlara gönüllü olarak dağıtan bir cömertten başkası değildir. Eğitimli ve gelişime açık insanların buluşma noktası olarak kabul edilen edebiyat dünyasının engellilere karşı takındığı samimiyetsiz tavır eleştirilir. Genel olarak spor dünyasına yukardan bakma alışkanlığındaki okur-yazar kesiminin meseleye olan sahte içtenliğini tartışmaya açıyor Ichikawa. Öyle ya, hor görülen spor dünyası engellilere toplumda yer açmak için onca turnuva, lig, olimpiyat müsabakaları düzenlerken; edebiyatçıların bu konuda kıllarını bile kıpırdatmamaları nedense görmezden gelinir. Kitap sayfalarına dokunmanın tarifsiz hissini ballandıra ballandıra anlatanlarsa, gerçek bir kitaba dokunma ihtimali hiç olmayanları asla düşünmezler. Bu noktada dijitalleşme eşitlik sağlayacağı için asla es geçilmemelidir. Engellilerin uğradıkları istismar ve rızaları dışında bedenlerine yapılan saldırıların kolayca ört pas edilmesi ise yine okurun gözüne sokulan başka bir toplumsal yara olarak ele alınır. Özellikle kahramanımızın yetişkin bedenine hapsolan duygularının, herhangi sağlıklı birinden farklı olmadığını duyumsamamız, meselenin üzerine kafa patlatmak için başlı başına yeterlidir. Ve sayfalar ilerledikçe açığa çıkan temel sorunlardan bir tanesi de engellilere uygulanan üreme yasağı. Doğum yapamayacağını bile bile üreme isteği. Bu eğri büğrü bedende sağlıklı bir fetüsün oluşma halini hissetme arzusu” diye tanımlayabiliriz kabaca. Hamile kaldıktan sonra kürtaj yaptırmayı peşinen kabul eden birinin bu duygularını dile getirme cüreti kitaba ayrı bir saygınlık kazandırıyor.
1000Kitap
KamburSaou Ichikawa · Beyaz Baykuş Yayınevi · 2025509 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.