Babalar ve Oğullar – İvan Sergeyeviç Turgenyev (Spoiler İçerir) Babalar ve Oğullar
Kitabı özetlemek gerekirse; her şeyi yadsıyan (yok sayan), insanoğlunun değer verdiği birçok olguya karşı kayıtsız ve küçümseyici bir tavır takınan Bazarov ve Arkadiy ile aileleri üzerinden, dönemin Rusyasıyla ilgili iyi bir kaynak olabilecek bir hikâye anlatılıyor. Bazarov ve onun yolundan giden öğrencisi Arkadiy’in, babası ve amcası ile yaşadıkları kuşak çatışması kitapta iyi işlenmiş.
Açıkçası, her şeye kayıtsız olan bu gençlerin tam olarak neyi savunduğunu anlayamadım. Bazarov genel olarak bu belirsiz düşüncenin kaynağı gibi duruyor. Sadece kimya ve fiziğin övüldüğünü sezebildim okurken. Özellikle kendisini algısı açık ve diğer insanlardan üstün gören bu adamın, sanat hakkında bile gereksiz ve küçümseyici bir bakış açısına sahip olması çok garipti. Bilgisiyle ön plana çıksa da ahlaki değerlerden pek nasibini almamış gibiydi. Özellikle misafiri olduğu evde, ona koşulsuz iyi davranan ev sahibinin karısı ile duygusal bir bağ kurup onun aklını çelmeye çalışması gerçekten onursuz bir davranıştı.
İsimler, her klasikte olduğu gibi uzun ve karmaşık. Ruslara özgü deyimler, söyleyişler ve alıntılar kitapta sıkça yer alıyor. Anna Sergeyevna karakteri gerçekten çok garipti. Hikâyenin içine serpiştirilmiş olan aşk örgüsünü beğenmedim ve eksik buldum. Anna önce Bazarov’a yüksek ilgi gösterdi, Bazarov ona karşı duygularını açtığında ise onu reddetti. Arkadiy’i tamamen görmezden gelmesine rağmen, hikâyenin sonlarına doğru aslında ondan hoşlanıyormuş gibi anlatıldı. Arkadiy’in Anna’ya olan ilgisinden Katya’ya doğru geçişi de çok yüzeyseldi.
Kitapta dönemin izlerini görmek oldukça güzeldi. Kişilerin seyahatleri sırasında hanlara gittiklerinde, sürücülerin yorulmuş atları bırakıp yerine oradan yeni atlar almaları çok ilginç geldi. Bir nevi her handa teker değiştirir gibi at değiştiriyorlardı. Belli ki bir nevi benzin istasyonu gibi, her daim atları hazır tutan güvenilir bir sistem vardı. Toprak ağalığı sisteminin olduğunu ve hatta bu toprak sahiplerinin köylüler arasındaki anlaşmazlıkları bile çözdüklerini gözlemledik. Sınıf ayrılıkları çok belirgindi.
İnsanı şaşırtan, merak uyandıran çok güçlü bir hikâye değil; ancak okuyucuyu sıkmadan belli bir dönemi anlatıp geçiyor. Siz de çok yükselmeden ama hiç de bıkmadan okuyorsunuz.