“İnsan, hayatının tatsızlığından ve etrafında görüp bıktığı şeylerin o yorucu alelâdeliğinden bir müddet kurtulabilmek ümidiyle seyahate çıkar. Bu itibarla seyahat, harikulâdelikler avı demektir.”
Seyahat öncesi denk gelince alıverdiğimiz bu minicik kitap ne tatlı çıktı. Ahmet Hâşim’i şiirlerinden az çok biliyordum ama radarımda biri değildi, bu kitapla kendisine karşı ilgim arttı; hoşlandım.
Bu bir Frankfurt gezi rehberi değil elbette. Hâşim’in, 1932 yılının sonlarına doğru tedavi için orada bulunduğu döneme ait gözlemleri. 1933 yılının Haziran ayında da yaşamını yitiriyor zaten. Bakış açısı, dikkati ve detaylarıyla Frankfurt seyahatine keyifli bir eşlikçi oldu. Biraz daha anlatsaymış keşke, sevdim dinlemeyi…