Puan vermedi·336 syf.····Okunma: 24 Ocak 2026 23:21 Toplumsal bir felaket durumunda bireylerin davranışlarının nasıl değişebileceği ile karşılaşıyoruz. Bazı davranışlar kime göre neye göre iyi veya kötü orası tartışılır ancak bazı davranışları sergileyen insanlar var ki onlar salt kötüdür. Hayatta kalmak için çabalayan insan topluluğu var ama bazı davranışların hayatta kalma mücadelesiyle alakası yoktur. Bunu yazar tüm çıplaklığı ile gösteriyor. Hayatta kalma mücadelesi kısmına dönersek insanın bu durumda temel ihtiyaçlarını karşılamak adına ahlaki değerlerinden vazgeçebileceğini görebilirsiniz. O kısımlarından çok bahsetmeyeyim. Romanı okuyarak yaşayın derim. Bu süreçte hükümet politikalarına gelirsek başarısız bir yönetim süreci sonunda ortada bir hükümet hatta "devlet" de kalmıyor. Ve aslında ilkel yaşamdan da daha kötü bir yaşam şekline tanıklık ediyoruz. Aslında ana tema hepimizin yaşayan gören olduğumuz halde yaşayan körler olduğumuz. Yaşamdaki pek çok şeyi ister iyi şeyler ister kötü şeyler olsun görmememiz. Mesela en hoşuma giden kısımlardan biri 3 kadının çıplak şekilde yağmur suyu altında banyo yapmasıydı. Kör oldukları için o anı her türlü koşula rağmen öyle bir mutluluk içinde yaşayabildiler. Normal bir zamanda gören gözlerle doğayla bir bütün olabilerek o anı yaşayabilirler miydi?