kafa karışıklığı
10/10
·524 syf.··
2026 1. kitabı
Aklımda inanılmaz düşünceler topluluğu. Kitabı bitirir bitirmez hemen buraya koştum. Aslında kitabı okurken cpt ile sohbet ediyordum. Önce ona haber verdim bitirdiğimi onunla biraz konuştum ve kafam daha da karışık bir halde buraya geldim. Cidden biz ne okuduk böyle. İlk sayfaları okurken kitabının sonunun böyle biteceğini asla düşünmezdim. Tipik bir aşk hikayesi okuyacağımı zannediyordum. Sonrasında geldik ortalara ve Kemal'in aşk acısı çektiği yerleri okurken bazı zamanlar sağlıklı bir aşk acısı olduğunu hissederek olağan kabul ettim çünkü bu bazı yerler bana geçti. Ancak bazı zamanlar da aşkın o takıntı dediğimiz yerine geldik ki işte orada iflahım kesilmeye başladı. İlk başlarda kızdığım tek kişi Kemal'di. Hem nişanlısını aldattı hem de o kadar küçük yaştaki bir kızın daha neler hissedip neler yapması gerektiğini ya da yaptıklarının arkasından durup duramayacağını bilmesine rağmen kendisinin yaşının ve tecrübesinin çok daha fazla olmasına rağmen bu ilişkiyi devam ettirdi. Bana göre zaten başlaması hata olan bir ilişkiydi. Sonra geldik kitabın o asla bitip tükenmeyen yerlerine. Bitmek bilmedi resmen her ne kadar kitabın tamamına çok saygı duysam da o kısımlarda hissettiklerimi söylemeliydim. Resmen geçmedi o kısımlar. Okurlar bu kısımların Kemal'in Keskinler' in evine gidip geldiği kısımlar olduğunu çoktan anlamıştır. Okurken Füsun' a sinirlenmeye başladığım ilk zamanlar bu kısımlardır. O evdeki herkesin bu durumu normal karşılaması da cabası kimsenin bir şey dememesi de sinirimi baya bozdu açıkçası. Sanırım herkes gerçek aşk olduğunu düşündü. Asla öyle değildi bence ama neyse. Hayatımın hiçbir zamanında aşk duygusunun bu kadar takıntılı olabileceğini ya da bu kadar büyütülebileceğini kabul etmek istemedim çünkü bu durum bana çok uzak. Aşk duygusu bana hep masum, tatlı ve şirin bir şey gibi gelir. Belki de sevgi duygusuyla karıştırdığımdandır bilmiyorum ama aşk insana bu kadar zarar vermemeli. Sonrası spoiler olabilir. İşte sonunda en etkilendiğim kısımlara geldim. Füsun sonunda boşanmaya karar verdi. Şurayı atlamışım Kemal'in o eve gittiği 8 yıl boyunca nasıl bu kadar sessiz kaldı nasıl hiçbir şey yapmadan durabildi. Hem hayret ettim hem de çok sinirlendim. Resmen bile bile Kemal'e eziyet mi etti yoksa oyuncu olma hayali için Kemal' e göz mü yumdu ne yaptı bilmiyorum ama Kemal'i hiç sevmediğini orada düşünmeye başladım. Tam evlenmeye karar verip nişanlandıkları günün ertesi günü yaptığı şey ise beni fazlasıyla düşündürdü. Kemal' den intikam mı almak istedi tam mutlu olacağını ona hissettirdikten sonra Kemal'in onu terk ettiği gibi o da onu mu terk etmek istedi. Ama o zaman Kemal neden arabadaydı. Buralar cidden çok karışık bir karara varamadım. Sanırım Kemal' e acı çektirmek istedi. Ama Füsun öldükten sonra ciddi bir şekilde Kemal' e rahatlama geldiğini hissettim. En azından artık bu net olmayan durumdan sonunda kurtulmuş, kendine yeni takıntı yapabileceği müze kurma işine girişmişti. Kemal bence orta hali bulunmayan birisiydi. Her şeyde bir aşırılık ve takıntı durumu vardı. Ancak eşya toplama özelliğinin sadece onda olmadığını gördükten sonra artık ondan rahatsız olmamaya başladım. Demek ki eşyalara verilen anlam herkes için değişkendi. Kitabın sonunda artık Füsun' a daha çok kızdığıma karar verdim. Yazmaktan yoruldum son olarak yazarın yazdığı sonsöz kısmında saygım ona fazlasıyla çoğaldı. İçinde bu kadar sanat ve edebi yönleri taşımak nasıl bir şeydir hayret ettim. Kitabı yazarken daha bu müze fikrini bulması cidden çok etkileyiciydi ödülü neden aldığını anladım. Yazarın başka kitaplarını okumaya ve müzeyi gitmeye karar verdim. Artık bitiriyorum düşüncelerimi çok yazıya dökemesem de bir rahatlık geldi gerçekten.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
·
27 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.