Puan vermedi·248 syf.··
2026 3. kitabı
Merhaba sevgili Opiaalar okuyucuları, bugün sizlerle birlikte kadın edebiyatının kıymetli isimlerinden, araştırmacı yazar Mine Söğüt’ün Kırmızı Zaman adlı eserini inceleyeceğiz. Bu kitap benim için aynı zamanda bir tanışma kitabı oldu; kaderin hoş bir cilvesiyle, yazarın imzasıyla bütünleşerek belleğimde daha da özel bir yer edindi. Gelelim kitabımıza. Eser bir uyarı ile başlıyor. Roman, tek bir ana karakter yerine birden fazla karakteri merkezine alıyor. Başlıksız bölümlerden oluşan yapı sayesinde her bölümde yeni bir karakterle tanışıyoruz. İlk karakterimiz Zaman Dayı. Kırmızı kayığı ve suskunluğuyla nam salmış, kendi hâlinde bir adam. Halk arasında “deli” olarak anılıyor. Oysa delilik, benim nazarımda en kıymetli hâllerden biri. Yazar da bu duruma kitabında şöyle değinir: “Deliler de bir gün akıllılardı.” Zaman Dayı, bir Allah’ın günü çıkagelir; kimseyle konuşmaz, kimseye bulaşmaz. Kırmızı kayığında denizle ve deniz hayvanlarıyla konuşur. Deniz de ona cömert davranır. Bir diğer karakterimiz Botan. Ailesi dağılmış, babasından izler arayan, siren seslerinden vakayı bilir hâle gelmiş bir adamdır. Leon ise; babası Çingene, annesi Yahudi olan, dedesi ve babaannesiyle büyüyen bir karakterdir. Hüsran çocuklarından biri olarak, yoksul bir ailenin nazendesi hâline gelir. Alerjileri vardır; dünyası, üstüne kilitlenen kapıların ardından, babasının getirdiği kitaplar kadar geniştir. Bu karakterlerin hepsinin yolu yalnızlıktan geçer. Ancak bu yalnızlık sıradan bir yalnızlık değildir; içinde bir vahşetbarındırır. Bu vahşet, yazısız ve lanetli bir mesleğe, sonsuzluğun mezarlığına, bir cellatlığa ve cellatlar mezarlığınauzanır. Kitabın en heyecan verici noktası, her karakterin birbiriyle kurduğu görünmez bağ ve taşıdıkları benzerliklerdir. Zaman kavramı da romanda özel bir yer tutar; yazar, her hikâyeyi kendi zamanında yazmıştır. Roman, gözlemci anlatıcı bakış açısıyla kurulmuş; yer yer anımsama tekniğiyle derinleştirilmiştir. Betimlemelerin güçlü anlatıyla desteklenmesi, romanın atmosferini kuvvetlendirmekte ve eserin başarısını artırmaktadır. Hem tarih, hem edebiyat, hem de giz barındıran bu eser; İstanbul üzerinden bir milletin inanç, sosyal yapı ve hafızasına da izler düşürür. Bu bakış, sıradan romantik bir anlatının çok ötesinde; yazarın yeteneği ve cesaretiyle şekillenmiştir. Peki siz bu kitabı okudunuz mu? Ve Opiaalar… Siz hiç denizkızı gördünüz mü? Ya da başlıksız mezarlarda yatan o dilsizleri duydunuz mu?
Kırmızı ZamanMine Söğüt · Can Yayınları · 20222,373 okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.