Puan vermedi·192 syf.····Okunma: 26 Ocak 2026 00:00 Neden bilmiyorum Zülfü Livaneli'ye karşı hep önyargılı olmuşumdur. En çok konuşulduğu dönemlerde bile bir türlü okumaya cesaret edemezdim. Sonuçta bir büyüsü olan yazarlardan.. sevmezsem nasıl açıklarım diye düşünüp durdum hep. Lisede Serenad'ı arkadaşımdan görüp bir iki sayfa okuyup bir daha da hiç Livaneli'ye bulaşmadım. Bu açıklamadan sonra Bekle Beni'ye geçebilirim.
Arkadaşım hediye etmişti ve hediye edilen kitabı okumanın getirdiği o suçluluk ve sorumluluk duygusuyla okudum. Veee evet bana göre değil. Gerçi sonrasında kitabın yorumlarına baktım ve kimse çok beğenmemiş. Son kitabıymış.
Kitap lise çağında bir okuyucuya bence iyi gelecektir. Hatta yeni başlıyorsa okumaya kesinlikle sade dili daha güvende hissettirecektir.
Gelelim kitabın hikâyesine artık. Kitap saf ve güzel iki insanın kısa sürede evlenip sonrasında yaşadığı ellerinde olmayan uzun ayrılıkları anlatıyor. Zaman atlaması çok farklı olduğu için bir ara bir gün mü geçti bir yıl mı anlayamadığım oldu. Benim en fazla eleştirdiğim yanı başta buydu ancak sonradan şunu farkettim: Bu zaman atlamalarının hissettirdiği eksiklik hissi belki de bilerek yapılmıştı. Yokluğun eksikliği, hani beklediğimiz bir şey varken hayatımızda bazen zaman algımız bozulur da ne kadardır beklediğimizi anlayamayız ya onun gibi. Bazen beklediğimizi bir gündür mü bekliyoruz yoksa bir asır mı anlayamayız ya işte. Olsun. Neyse sade ve idare eder.
Öğretmenlerin lise çağındaki çocuklarına okutmasını tavsiye ederek bitiyorum.