#okudumbitti
-Heder Ağacı
[ Abdullah Ataşçı ]
Roman 19.yy sonlarından başlayıp birinci dünya savaşına kadar uzanan kırılma zamanlarını anlatıyor. Doğu ve Güneydoğu dan başlayıp İstanbul'a kadar uzanan, ama gelgitli bir anlatım şeklinde sürüp giden ve tarihsel süreçte insanın içinden kopup atamadığı kötülüğün ve kibrin neticesinde oluşan acılar silsilesini konu alıyor.
Osmanlı'nın son dönemlerinde tahtta bulunan II. Abdülhamid'in kendi adıyla, Ruslara destek veren ermeni çetelerini ortadan kaldırmak için Doğu da Hamidiye alaylarını kurar. Devletin bölgede yer alan aşiretleri silahlandırarak, bölgede bir güç dengesi kurma çabası ve bu durumun yerel halk üzerindeki etkileri anlatılıyor.Yazar, güç sahibi aşiretlerin zamanla güç zehirlenmesi yaşayarak nasıl birer baskı unsuru haline geldiğini ve "insanın insana kırdırıldığı" bir politik iklimi resmediyor diyebiliriz.
Eser Kefaret ve Değirmen adlı iki bölümden oluşuyor. Heder ağacı tabiri bir söylenceden gelir. Anlatılana göre bu ağacı görenlerin başına türlü felaketler geleceğine inanılır. Yazar "heder ağacını"bir metafor olarak kurgulamasının yanında,hem korku hemde bir yüzleşme aracı olarak kullanıyor.
Romanın geçtiği dönemde, devletin aşiretlere verdiği yetki (özellikle Hamidiye Alayları üzerinden) bölgede kontrolsüz bir güç doğurur. Aşiretler, köylülerin topraklarına, mallarına ve hayvanlarına el koyar. Halk, kendi toprağında bir sığıntı haline getirilir. Burası romanın belki de en acıklı yeridir. Çünkü bir ağanın atı veya tüfeği bir insanın canından çok daha değerlidir. Ağa keyfince istediği kişiyi öldürüp hem malına hem namusuna el koyar.Bunu da saray paşalarından aldığı yetki ve güçle yapiyorken,kendisine itaat etmeyenleri cezalandırmak için her yolu mübah görüyor. Bu fiziksel bir şiddettin yani sıra insanlık onurunu kıran psikolojik bir süreç aynı zamanda.(bu insanın insanı nasıl ziyan ettiğinin en büyük portresi.)
"Birileri mutlaka gelecekti düzen böyle kurulmuştu çünkü ve isimleri değişse bile birileri haksızlığın karşısında cansiperane duracaktı hep. Hem böyle ümitsizliğe kapılmanın ölümden de beter olduğunu bilmiyor muydu? Bilmiyorsa yazıklar olsundu ona."
Tam da bu karanlığın ve umutsuzluğun içinde Hasbekli İshak ve arkadaşları bir kıvılcım gibi ortaya çıkarlar. İshak ve arkadaşları aşiretlerin zulmü ve baskıları altında ezilen köylüleri korumaya ve çalınan haklarını geri almaya çalışır. İshak karakteri anadolunun boyun eğmeyen tarafını temsil eder. O heder ağacına gölgesi sirayet edenlerin en büyük umudu olur. Bu mücadele de gösterilen kahramanlık ve yaşanan her çatışma; ihanet,ağır kayıplar ve bedellerle doludur.
" Onlarin sayılarının fazla olduğunu görüp ümitsizliğe düşme sakın,onlar ağalarının toprakları için, bizse onurumuz için savaşıyoruz ve dostum inan ki biz onlardan çok daha güçlüyüz."
Kitabı okurken Yaşar Kemal ile ortak bir bağ görebilirsiniz.yazarın karakter seçimi ve doğayı bu karakterlerin ilki olarak seçmesi gibi. Yaşar Kemal nasil Çukurova'yı çoğu eserine resmetmişse, Abdullah Ataşçı da Murat nehrinin aktığı ve akarken astigi daglari ve ovaları o kadar guzel betimlemelerle anlatmış ki nehrin akarken çıkardığı su sesinin coşkusunu kitabın başından sonuna kadar hiç durmadan eserin kalbi gibi resmetmiş adeta. Hasbekli İshak da İnce Memed 'in izlerine rastlamak mümkün. İkisi de adaletsiz düzene,ağaya,beye karşı başkaldıran ve toplumun vicdani olmuş karakterlerdir. Soylu eşkıya tipolijisini ikisinde de görmek mümkün.
Yazardan okuduğum ilk kitap devam kitabını da okuyacagim. "Yara bende" kitabı ile 2017 Atilla İlhan roman ödülü ve 2025 yılında ise bu kitabın devam kitabı niteliğinde olan "Meryemin çiçekleri" ile Yunus Nadi roman ödülünü aldi.Her yönüyle mükemmel bir eser Heder Ağacı herkese tavsiye ediyorum.
-Alıntılar-
Bazı büyük iyilikler kötülük kisvesine bürünerek gelir.
İnsan en çokta güzel görünenden sakınmalıdır.
Büyük günahları akıllı olduğunu sananlar işler hep.
İnsan zor anlarında günaha her zamankinden daha hızlı koşuyor demek ki.
Sonunun toprak olduğunu bilmez de daha fazla toprak için yapmadığı kötülük kalmaz.
Not: Devam kitabı olan "Meryemin çiçekleri" ni de en kısa zamanda okuyacagim inşallah kitapla kalın. Sevgiler:)