Nobel ödüllü yazarın bu kitabı, konusu itibariyle belli bir kesimi rahatsız edebilir. Neticede öğrencisine cinsel istek besleyen ve ilişki yaşayan orta yaşı geçkin bir adam toplum önünde utanmaz biri kabul edilir. Coetzee de tam bu noktadan başlıyor romana. David'in erdemli, başarılı, saygın olmak gibi koruması gereken değerleri yok. Yaptığı şeyi kendi içinde aklıyor. Ama kitabın devamında başına gelenlerden sonra içindeki utancı bastıramayan ve "nerelerden ne hallere düştük" diyen bir başkahraman buluyoruz. Kitapta kaotik olaylar da mevcut. Bu anlamda akıcılık bekleyen okurları tatmin edeceğini düşünüyorum. Öte yandan kitabın sonuna doğru karakterlerin iç dünyalarına ağırlık verilmiş. Çoğu karakterin de amacını, düşünce yapısını belli bir yere oturtamadım doğrusu. (Lucy'nin gereksiz ısrarları, Melanie'nin duyguları???)