Fantastik romanlar her daim ilgimi çekmiştir. Bu kitabın da bana farklı bir hayal gücü perspektifi sunacağını düşündüm. Beklentim oldukça yüksekti; ancak tam anlamıyla karşıladığını söyleyemem. Özellikle katlar arasında geçişlerin belirli görevlerle desteklenmesini beklerdim. Karakterlerin son kata kadar adım adım aşamalardan geçmelerini ve bu süreci Alice ve Peter’ın birlikte tamamlamalarını isterdim. Daha fazla şiddet, daha fazla acı ve daha yoğun bir aksiyon da anlatıyı güçlendirebilirdi. Elbette bu beklenti, benim cehennem metaforuma ve bu kitaptan ne umduğuma ilişkindir.
Yazarın bakış açısı ise oldukça farklıdır. Onun cehennem anlayışı daha seküler bir zeminde şekillenmiştir. Her ne kadar Hıristiyanlık ve Hinduizm unsurlarının sentezlendiği bir cehennem tasviri sunsa da, yazar kendi cehennemini başarılı bir biçimde yansıtmıştır. Bu yönüyle eser, hedonist arzuların seküler dünyadaki yansımasını betimsel bir alegori olarak sunar. Yani Cehennem burada fiziksel işkenceden çok, arzuların ve haz arayışının bireyi kuşattığı bir alan olarak kurgulanmıştır. Kitabın en belirgin eksikliği ise okurun ilgisini süreğen biçimde canlı tutmakta zorlanmasıdır. Buna rağmen okunmayı hak eden bir eser olduğunu düşünüyorum. Değerlendirmem 7/10.