Kitabı bitirdiğimde kendime ilk sorduğum soru şuydu: "Ben mi Uzun İhsan Efendi’nin rüyasındayım, yoksa o mu benim zihnimde dolaşıyor?" Anar, bizi 17. yüzyılın İstanbul’una, Galata’nın o karanlık ve gizemli sokaklarına öyle bir fırlatıyor ki, kendinizi bir anda dilencilerin, lağımcıların ve alimlerin arasında buluyorsunuz. Puslu Kıtalar Atlası
Puslu Kıtalar Atlası, bittikten sonra kapağını kapatıp rafa kaldırdığınız değil, zihninizin bir köşesinde o "puslu" havayı her daim estirmeye devam eden bir şaheser. Puslu Kıtalar Atlası