Puan vermedi·210 syf.··
2026 2. kitabı
“Ben” dediğim şey tek bir varlık değil. Topluma uyum sağlamaya çalışan bir yanım var ve onunla sürekli kavga eden, yalnızlığı seçen bir başka yanım. İkisi de benim. Ve ikisi de yaralı. Harry Haller’i okurken onu bir karakter gibi değil, kendi iç seslerimden biri gibi dinledim. Kendisini insanlardan üstün görmesi kibir değil, derin bir yabancılık savunması. Çünkü ait hissedemediğin yerde, mesafe koymak bir tür hayatta kalma biçimi. Kitap boyunca en çok çarpan şey, “ya hep ya hiç” düşüncesinin insanı nasıl parçaladığı oldu. Ya tamamen ruhsal, ya tamamen hayvani… Oysa Hesse fısıldıyor: insan, bu ikisinin arasında değil, ikisini de taşıyabilendir. Büyülü Tiyatro kısmı benim için kitabın kalbi. Orada anladım ki: acıdan kaçmak değil mesele, acıya tek bir kimlikle tutunmamak. İnsan kendini fazla ciddiye aldığında taşlaşıyor. Gülmeyi öğrendiğinde çatlıyor. Bozkırkurdu bana bir çözüm sunmadı. Ama şunu yaptı: kendi içimdeki çelişkileri düşman olmaktan çıkardı. Onları tanımayı, yer yer alaya almayı, yer yer de şefkatle izlemeyi öğretti.
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.