·400 syf.····Okunma: 28 Ocak 2026 19:24 Kitabı bir okuma grubu ile okuyoruz ve bu günlerde oldukça popüler olduğu için biz de bu akımdan nasibimizi alarak bu ay El Kızını inceliyoruz.
İçerik olarak bana hitap etmedi. Konusu klasik Türk filmi ya da gündüz kuşağı programından fazlası değil. Dili ise klasik Orhan Kemal tarzinda olduğu gibi oldukça sade ve akıcı.
Nazanin dramı üzerinden giden kitapta oldukça yoğun bir duygu yoğunluğu, hatta yaşanılanlar sinir bozucu derecede insanı etkisi altina aliyor. Sinirden bazı kısımları hızlı geçiyorsunuz. Daha fazlası olamaz derken Nazan bizi kendisiyle beraber yerden yere vuruyor. Mazhara bazı konularda hak vermekle beraber Nazana sahip cikmamasinin bedelini ölene kadar yaşamak zorunda kaliyor. Hacer ise süzme bir kötü kaynana modeli. Haluk ise olan çocuklara oluyor sözünün tam karşılığı olarak parçalanan ilişkide oradan oraya savruluyor ama neyse ki kendini kurtarmayı basarabiliyor.
Amaç duyguyu geçirmekse bu konuda oldukça başarılı denilebilir. Belki de bu yüzden o kadar etkiliyor bizi. Film tadında bir kitap amacıyla okunur mu okunur ama amaç okuyucuya bir şeyler katmaksa okunmasa da olur.