Bin Muhteşem Güneş benim için sadece bir roman olmadı. Okurken sayfalar ilerledikçe insanın içi hem acıyor hem de garip bir şekilde umutla doluyor. Khaled Hosseini öyle bir anlatmış ki Afganistan’ın yaşadığı zorlukları, özellikle kadınların hayatındaki mücadeleyi, kendini o dünyanın içinde buluyorsun.
Meryem ve Leyla’nın hikâyesi gerçekten insanın kalbine dokunuyor. Yaşadıkları acılar, yalnızlıkları, ama buna rağmen ayakta kalma çabaları beni çok etkiledi. Kitap boyunca insan bazen öfkeleniyor bazen ağlamak istiyor ama en çok da hayran kalıyor onların gücüne.
Bu kitap bana şunu hissettirdi, bazı hayatlar biz fark etmesek de çok ağır yükler taşıyor. Ve bazen en karanlık yerlerde bile bir ışık yanabiliyor. Okumayı düşünen herkese gönül rahatlığıyla öneririm. Bitince uzun süre aklınızdan çıkmayacak bir hikâye bence. Khaled HosseiniBin Muhteşem GüneşArvas