Herkesin bildiği üzere bu kitap okuma listelerinde "ilk yüz" içerisinde. Bu durumda seveni ve tavsiye edeni çok demek doğru olur. Ben ilk bu kitabı okuma denememi 17 yaşımda yapmış ve Hasan'ın uçurtmayı yakaladığı satırda kitabı bir köşeye koyarak yok olmuşcasına okumayı reddetmiştim. Bu inkar ve itiraz 10 sene kadar sürdü desem abartmış olmam. Sonra bir derin nefes aldım kitabı baştan sona 1 gün gibi bir sürede de bitirdim. Sonra kendimi "on sene okunmaya hazırlanmanın gerekeceği kadar korkunç değildi" derken buldum. Yalnız on senede Dünyada ve Türkiye'de o kadar kötü şey, o kadar akıl almaz şey oldu ki belki de bu on sene kitabın çarpıcılığını hafifletmek için geçen süre olmuştur. Yine de nerden bakarsanız bakın günümüzün 18 20 yaşlarındaki bir genç kızına kitabı kenara fırlatma dürtüsü hissettirir diyemem. kitabı okurken "bundan aşağı kalır yanımız yok heralde" dediğimiz olmuyor diyebilsek keşke. Kitapta da: Ölümler, din adı altında yapılmış ayrımcılık ve vahşetler ve bunların sonucunda yetim çocuklar, sefalet içinde bir halk, korku ve öfke bulacaksınız. Nihayetinde okudum. İnanılmaz çarpıcıydı eklemesini yapmayı da düşünmüyorum bahsettiğim sebeplerden ama şunu da belirteyim 'otomatik portakal' benim "mutlaka okunması gerekir" listemdedir, hal böyle olunca belki uçurtma avcısı size benden daha çarpıcı gelebilir..