8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 09:11
Bu kitabı ocak ayının kasvetli günlerinde okudum. Okullar tatil. Çocuklar evde. İşler birikiyor. Geriye kalan tüm dünya beklemede. Bazen içim sıkılıyor. Bu iç sıkıntısına ilave bir iç sıkıntısı arar gibi gidip Coetzee okumaya başlıyorum. Bunu kendime neden yapıyorum? Barbarları beklerken ve Utanç yazarın en bilinen iki kitabı. Barbarları beklerken bir süredir elimde, sırasının gelmesini bekledi. İşgüzar bir yönetimin sakin bir sınır kasabasında birden belirip, kendi halinde yaşayan insanların hayatlarını nasıl korkuya mahkum ettiğinin hikayesi. Barbarlar dedikleri kendi halinde yaşayan çöl bedevileri. Bir komutan gidip birkaç barbarı çölde yakalayıp esir aldığında ve onları sorgulamak için türlü işkencelere başvurduğunda kasaba halkı geri dönülemez şekilde değişiyor. Başroldeki kasaba hakiminin ifadesiyle, ahlakları bozuluyor. Esirlerin meydanda küçük düşürülerek sergilendiği, halkın da işkenceye katılmaya teşvik edildiği bir dönem başlıyor. Hakim kasabanın eski ailelerinden birine mensup, yaşlanmaya yakın, şişman ve kafası karışık. İşkence edilen barbar kızlardan birine kafayı takıyor. Aşk mı, babalık hissi mi, saplantı mı, ne derseniz. Kızı kendi dairesine alıp, kolluyor. Derken bir gün onu çöle, kendi ailesine geri götürmeye karar veriyor. Bu da kendi sonunu getiriyor. Çöle yaptığı uzun ve zor yolculuktan döndüğünde masasında oturmuş bir imparatorluk polisi buluyor. Kendisini de barbarlarla işbirliği yapmakla suçlanır vaziyette. Sonrasında hapse atılıyor. Aşağılanıyor. Aç bırakılıyor. Dövülüyor. İnsanlık onuruna aykırı ne varsa yaşayarak halkın gözünden düşürülüyor. O artık demode hale gelen değerlerin temsilcisi. Kimse bir insanın doğuştan gelen haklarını, adaleti duymak istemiyor. Devir yalnızca gücün söz sahibi olduğu bir devir. Hakimin merhameti en kötü özelliği haline geliyor. Bir hapishane hücresi bile olmayan kasabada olan bitenleri içindeki merhamet ve insani değerlerle anlamlandıramıyor. Bu acımasız dünya iyi insanlar için bir cehennem. Okurken insanın içini kıyan bölümler var. Ama şöyle bir dönüp bakınca bilinmeyen bir kasabadaki günlük hayattan çöldeki bir yolculuğa, hapishaneden kaçışından yaşadığı yıkıma uzun ve macera dolu bir hikayeye eşlik ediyoruz. Sonunda ne oluyor? Zulmün artsın ki tez zeval bulasın, diyeyim, anlayın. Güzel kitap. Okuyun. Ama hazır olduğunuz bir zamanda. Şen şakrak yaz günlerinde mesela.
Barbarları BeklerkenJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20192,054 okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.