·677 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Ocak 2026 00:00 Uzun zamandır okumak istediğim ama kalınlığıyla gözümü korkutan bir kitaptı. Gördüm ki aslında epey akıcı ve göründüğü kadar kalın bir kitap değilmiş. Yazar, karakterin her bir kimliğini öyle bir işlemiş ki... Her kimlikle beraber karaktere yüklenen özellikler hakkında epey ayrıntılı bilgi de vermiş ve bu sayede her şeyin içimize işlemesini, karakteri daha iyi özümseyebilmemizi sağlamış. Gerçekten bu kadar uzun zamandır bu yazardan hiçbir kitap okumadığım için kendimden utandım... Kurgusu o kadar iyiydi ki anlatamam... Cinayetlerdeki o ayrıntıyı çok iyi vermiş, resmen film izler gibi gözümde canlandı her sahne. Tek sevemediğim kısmı sonuydu. Açıkçası ben daha farklı bir son beklerdim. Biraz döngüye sıkışmış bir son olmuş. Mesela kendisini aklamaya çalışmasını, Anaïs ile yüzleşmesini okumak isterdim. Tüm olaylar sayfalarca anlatılmış da sonu aceleye gelmiş gibi hissettim biraz. Bir de ana karakter süper kahraman gibi nasıl her seferinde herkesten kurtulmayı başardı? Bu kısım da biraz saçma gibiydi sanki :) Yine de yazar, mitoloji, psikiyatri ve resim alanındaki araştırmalarını gayet iyi yapmış ve bunu ustalıkla kitabına yansıtmayı başarmış...
Kendi kimliğini arayan ve her seferinde bambaşka kişilikleriyle karşılaşan ana karakterimiz, Olympos Katili damgasıyla suçlanır ve polis peşine düşer. Sadece polis de değil, peşine düşen karanlık bir topluluk da onun ölümü için elinden geleni yapar...
Peşindekilerden kurtulmak ve kendi kimliğini bulmak için arayışa giren adamımız, hiç beklemediği gerçeklerle yüzleşmeye hazır mı, yoksa yine psişik bir kaçış yaşayıp başka bir kimlikle yeniden mi başlayacak?
Keyifli okumalar dilerim...