·214 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Ocak 2026 17:27 Gerard Mendel, Freudyen teoriyi Marx ile buluşturan psikanalistlerden. Ona göre, sömürülme ve otoriteye itaat çocukluk döneminden başlar. Bu itaat üstelik yalnızca çocuğun bakıma muhtaç olduğu için kurallara uymak zorunda kalan güçsüz bir varlık olmasından ileri gelmiyor. Aynı zamanda, çocuğun düşsel dünyası gerçek dünyaya tümüyle yabancıdır ve yaşaması için gerçek dünyaya gelmesi gerekir. Otoriteyle bu aşamada yoğurulur. Ne var ki, gençlik aşamasına geçtiğinde insan, o güne kadar itaatle yoğurduğu varlığını otoriteden koparmayı ve ona başkaldırmayı öğrenir. Mendel'in bu düşüncesi, 68 gençlik hareketlerinden etkilendiği çok açık. Dahası, ona göre, kapitalizmde artık gençlik kendine özgü bir toplumsal sınıf niteliğindedir. Gençlik, okul döneminin uzamasıyla (bunda kapitalizmdeki teknolojik devrim ana etmendir) çocukluktan kopup yetişkinlik evresine de geçemeyen özgün bir sınıf olmuştur ve bu sınıf politik bir sınıfa dönüşmeye adaydır. İnsan varlığı ilk evresinde itaat ve sömürü ile yoğrulmaktayken, gençliğin bu yeni özgün konumu onu otoriteden kurtaracak bir güç haline getirecektir. Her ne kadar, Mendel kapitalizmin aşılmaz olduğunu düşüncesine (bana kalırsa yanılgısına) düşmüşse ve sistem-içi çözümler arasa da kapitalizme karşı psikanalize politik bir sorumluluk da yüklemektedir bu argümanlarıyla.