Herkese merhaba Uzun zamandır yorum paylaşmamıştım, “Miras” incelemesiyle geldim 170 e kadar okuyup arkadaşlarıma ee bunda hiçbir şey yok dedikçe hikayenin ilerleyen bölümlerinde neden bu ailenin bu kadar derin işlendiğini anladım. Zaten tüm olaylar son 100'de çözüldü ve beklenen ters köşe son 90 sayfada geldi.
Öncelikle yazarın dili oldukça akıcı ve sürükleyici. Bu yüzden kitabın temposu hiç düşmesi. Sayfalar ilerledikçe “Aile her şeyden önce gelir” cümlesi karşımıza çıkıyor… ama bazı ailelerin tam anlamıyla deccal olduğunu da anlıyoruz
Roman iki kadın karakterin bakış açısından anlatılıyor: Zoe ve Myra. Geleneksel ama bir o kadar modern, zengin bir Hint ailesi… Bu ailenin gelini Zoe; influencer, özgür ruhlu ve özellikle kaynanası ile ciddi sorunları var. Eşi Aseem ise annesinin gölgesinden çıkamayan bir karakter.
Hikâye, babalarının felç geçirmesi sonrası şirketin çocuklara devredilmesiyle başlıyor. Ardından miras konuşmak ve evlilik yıldönümü bahanesiyle herkes Myra’nın satın aldığı bir adada toplanıyor. Ancak bu tatil, aile sırlarının, bastırılmış travmaların ve karanlık gerçeklerin birer birer ortaya çıkacağı bir yüzleşmeye dönüşüyor.
Myra’nın soğuk görünen ama içten içe kırık ruhu, Zoe’nin hem hamileliği hem de kaynanası yüzünden yaşadığı baskı, Aseem’in annesine bağımlılığı ve Aisha’nın geçmişte yapılan büyük bir haksızlığa tanıklığı… Hepsi adada çözülmeye başlıyor. O mükemmel annenin bile hiç masum olmadığını anlıyoruz.
Aile, miras, güç, kontrol, kadın olmak, annelik ve travma gibi temaları başarıyla işleyen; sonlara doğru ise oldukça sarsıcı bir finale giden bir roman.
Kısacası: Dram, aile sırları, güçlü kadın karakterler ve karanlık bir atmosfer seviyorsanız “Miras” tam size göre olacaktır. Miras