Miras, zengin aile sırları, güç mücadeleleri, ihanet ve mirasın gölgesindeki insan ilişkileri gibi temaları harmanlayan, karakter odaklı bir gerilim romanı.
İskoçya kıyılarındaki özel bir adada, zengin Hint ailesi Agarwal’ların düzenlediği bir aile toplantısıyla başlıyor kitap. Ailenin patronu olan baba, şirketin mirasının nasıl paylaştırılacağını açıklamak üzere herkesi bir araya toplar ancak bu buluşma kısa sürede beklenmedik bir yöne evrilir. İşlenen bir cinayet, üç kardeşin paraya olan ihtiyaçları ve açgözlü insanların bundan menfaat sağlamak için başvurdukları çeşitli yollar...
Kitap dönüşümlü olarak iki kişinin anlattıklarıyla ilerliyor. Biz bir yandan ailenin iç dünyasına ve düşüncelerine tanıklık ederken, diğer yandan da “kim öldü?” ve “katil kim?” sorularıyla merakla çeviriyoruz sayfaları.
Kitap, en parlak ve gösterişli görünen insanların bile sakladıkları sırlar olduğunu, hatta çok zengin olanların da bir noktadan sonra özgür bir yaşam kurmanın hayalini kurdukları anlatılıyor. Okura “Para gerçekten her şey mi, yoksa aile ve insani değerler mi daha önemli?” sorusunu sordururken; diğer yandan da güç ve servetin insan ruhunda açtığı çatlaklar da çarpıcı bir dille gözler önüne serilmiş. Hem düşündüren hem de sarsan bu hikâyeyi çok ama çok beğendim.