-Peki, öğretmenlik yaptığınız okulda öğretmenlerin çoğunluğu öğrencilerine nasıl davranır, asık suratla mı, yoksa güler yüzle mi?
-Çoğu asık suratlıdır. Güleryüzlü davranırlarsa öğrencilerin şımaracağından ve disiplinin ortadan kalkacağından çekinirler.
-Peki öğretmenlik yaptığınız okulda yöneticiler asık suratlı mı, yoksa güler yüzlü mü?.
-Çoğunluğu asık suratlı. Hatta şunu da söyleyebilirim: çoğu kez en asık suratlı olan yönetici en yüksek mevkiye sahip olandır. Mevkisinin yüksekliği ile, suratının asık olma derecesi arasında doğrudan bir ilişki var gibi.
-Peki neden çoğu yöneticinin yüzü asık, bir fikriniz var mı?
-Var. Asık suratlı olmazlarsa, yönettikleri öğretmenler üzerinde disiplin kuramayacaklarını düşünüyorlar, herhalde!
-"Akıllı baba, çocuğunu uyurken öper," sözünü duydunuz mu?
-Evet, duydum. Bana öyle geliyor ki, bütün bu verdiğiniz örneklerin arkasında korku yatıyor.
-Doğru, bütün bu verdiğim örneklerin arkasında kişinin yarattığı gücün kaynağı korku; kişinin gücü, insanların kendisinden korkmalarından kaynaklanıyor.
-İlginç bir durum var ortada: otorite durumunda olan kişi de korkuyor, onun yönettiği kişi de.
-Otorite durumundaki kişi, yönettiği kişinin gözünde güçsüz görünmekten korkuyor; bunu mu kastediyorsunuz?
-Evet, onu kastediyorum. Öyle bir ortam var ki, herkes birbirinden korkuyor.SavaşçıDoğan Cüceloğlu