-Korkuların en büyüğü de Allah korkusu. California'da iken öğlenleri, çalıştığım üniversitenin yakınındaki bakkal lokanta karışımı, Ürdünlü birisi tarafından işletilen bir yere gider, döner yer, beyaz peynir, siyah zeytin falan alırdım. Güler yüzlü bir adamdı sahibi. Duvarda asılı bir levha vardı, Arap harfleriyle bir şeylerin yazılı olduğu bir levha. Orada ne yazıldığını sordum. "O, Arapça'dır" dedi. Anlamının ne olduğunu sordum. Önce Arapça okudu, daha sonra İngilizce'ye çevirdi: Bütün hikmetlerin kaynağı Allah korkusudur.
"Bunun üzerinde bayağı düşündüğümü hatırlıyorum. İçinde büyüdüğüm çevrede sürekli duyduğum laflardan biri, "insanda Allah korkusu olmalı; eğer bir insanda Allah korkusu yoksa, o insan her türlü kötülüğü yapabilir," idi. Ve büyüdüğüm çevrede Allah sevgisinden pek bahsedildiğini duymadım. Allah sevgisinden kasıt sadece, Allah'ın peygamberi çok sevdiği, onun sevgisinden dolayı bütün cihanı yarattığı şeklindeydi.
O ortamda korku kültürünün uzantısı karşımda abide gibi levhâlaşarak dikilmişti. Allah sevgisi değil, Allah korkusu.SavaşçıDoğan Cüceloğlu