Gönderi

Bir içli inceleme:
6/10
·240 syf.··
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 22:19
Duygusallığı ve gerçekliği yüksek bir romandı. İlk Ayşe Kulin deneyimimdi ve kalemini sevdim. Bu romanın yayımlandığı tarihte, kıymetli hemşerim ve sayın Erzincan valisi Recep Yazıcıoğlu yaşıyordu, belki okumuştur da. Kitapta, pkk terör örgütü belasının sabotaj ve eylemlerinden bahsedilmiş ve bu engellere rağmen nasıl başarılı olunduğu anlatılmış. Her şeyi devletten beklemeyip halkın da bir şeyler yapması gerektiğini söyleyen bir valiye tarihimizde sahip olmak büyük bir şeref. Keşke onu koruyabilseydik ve fakat şehit düştü. Allah, böyle bürokratlarımızın sayısını artırsın inşallah. Aynı isimli filminde, Erdal Beşikçioğlu canlandırdı sayın valimizi. Yıllar sonra o da Etimesgut belediye başkanı oldu ve onu da çok başarılı buluyorum. Halkın halinden anlayan, burnu havada olmayan, halkla olan, nereden geldiğini ve gücünü nereden aldığını bilen yönetici olmalıdır. Şuan en büyük sorunun bu olduğunu ve siyasilerin ya da bürokratların, bizi hiç ama hiç anlamadıklarını düşünüyorum. Kitapta valiyle İnönü’nün hayali dertleşmelerini de sevdim. İsmet İnönü de çok başarılı bir bürokrattı, insanlar nasıl eleştirir anlamadım. Bir kadın olarak bu kadar rahat yazabiliyorsam onun sayesindedir. O, şeriatçıları susturup haklarımızı korudu, günümüz konjonktüründen baktığımızda belki de daha fazlasını asmalıydı diye düşünüyorum; 2. Dünya Savaşı’ndan da bizi korudu ki bu bile başlı başına yeterli bir sebep onu sevmek için; Türk kadını daha da, köle/cariye olarak yaşayamaz zira (şeriat gelseydi maalesef bu olacaktı) ! Kıtlık vardı evet ama en azından bütün olarak kalabildik. Sonrasında Özal’ın yaptıkları da malum: pkk’yı güçlendirdi, Irak’taki Kürtleri ülkeye alıp vatandaşlık verdi vs. Herkes de özal’ı övüp İnönü’yü kötülüyor ki bu da yanlış. Onun dışında kitapta sık sık, “ulaşamadığın yer sana ait değildir.” vurgusu yapılmış. Pkk’ya teslim olmamalı ve inadına üretmeliyiz vurgusu yapılmış (Bkz. Tusaş saldırısı). Çok kıymetli insanları şehit verdik, yakın zamanda teröristler için saç örenleri de kınıyorum ve de lanetliyorum. Saç örgüsü Türk geleneğidir ve örecekseniz şehit verdiklerimiz, kıymetlilerimiz: Aybüke/Neşe/Necmettin/Ayşenur/Bayram/Yasemin/Dilay öğretmen, Dilay öğretmenin eşi polis Cem, uçağı düşürülerek şehit edilen kıymetli Prof. Engin Arık ve ekibi, Cengiz Topel, Ayfer Gök, Ankara Gölcük özel harekat şehitleri, 15 Temmuz şehitleri, Vodafone arena patlaması şehitleri, Tusaş şehitleri, sınır ötesi ve sınır içi operasyonlardaki şehitlerimiz, Kore savaşı şehitlerimiz, Kurtuluş savaşında şehit verdiklerimiz, lise öğrencileri, köy korucuları, Cumhuriyet savcısı Mehmet Selim Kiraz / Cumhuriyet savcısı Özlem Salkım / Cumhuriyet Savcısı Sefa Mutlu, polis memuru Şeyda Yılmaz, Eren Bülbül ve Ferhat Gedik… Daha niceleri için örün o saçlarınızı ! O kadar çoklar ki… Dünya üzerinde başka bir millet yoktur ki bizim kadar şehit versin ! Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor ! Allah, şehitlerimize öte cihanda en güzel cennet köşklerini nasip eylesin. Çok içlendirdi bu kitap beni. Sayın valimi saygı ve rahmetle anıyorum, Allah rahmet eylesin, Allah razı olsun ve de mekanı cennet olsun. Pkk ‘nın katlettiği kocası ve oğlundan sonra dul kalan Elmas, doğum sırasında köprü olmadığı için karısını kaybeden ve süt anne arayışında olan Bayram ile evlenir. Yarımlar birbirini tamamlar mı gerçekten? Çok acı verici, hayal etmek, empati yapmak çok güç. Allah sabır versin. Ve son olarak teröristle kesinlikle anlaşma yapılmaz, hepsi ölmeli ! Çok kaybetti çünkü Türk milleti ! Evladını, sevdiğini şehit vermiş bir insana, “çözüm süreci”ni anlatamazsın, yaşarken ölmüş insanlar !
Hayata Dair
KöprüAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20138,8bin okunma
·
81 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.