Puan vermedi·200 syf.····Okunma: 30 Ocak 2026 11:24 Normali bize gelmez zaten.
"Aşk İki Kişiliktir" ve "Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var" gibi şiirlerini bildiğim Ataol Behramoğlu'nun sonunda genel bir kitabını okudum. Bu iki şiir için anlaşılır diyeceğim. İkisi de bireysel olarak sevdiğim ve en önemlisi yazdıklarından anladığım, hissettiğim bir şeyler var olan şiirleri. Bunun dışında da maalesef yine hiç sevmediğim bir olay burada da resmen nüksetmiş. Yahu ben birini , bir düşünceyi, bir yeri bu uzar gider, sevmek için neden bişeyci olmak zorunda bırakılayım? Nazım'ı sevmesi adamı Nazımla aynı insan yapmaz. Öyle de olsa o bir eksiklik olabilir ancak kimseyi bütün bütün kötü yapmaz. Neden hemen vatandaşlıktan çıkarılmış bu insanlar mesela? Bilemiyorum. Neyse. Meselem de değil zaten. Ben yazdıklarından hissettiğim şeyler'e bakarım ve fena yazmıyor. Kimine göre belki en iyisidir. Bana ne. Benim için en iyi değil ama fena da değil.
"Yaşadın mı yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi, sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten"
Allah işte.
Bu gerçek bir şey. Bundan azına ikna olmam. Kim kimi nasıl seviyorsa sevsin bana ne? Ben böyle biliyorum. O yüzden kimselerin sevgisine özenmem. Gerçek olmayanı tanırım beşyüz km hızla uzaklaşırım.
Bu bireysel kısmı ve istesem sabaha kadar yazarım ama kesiyorum.
Bir de İsmet Özel ile Amentü kısmında yaşadıkları yol ayrımı var . Bence yol ayrımı da değil de o neyse. Olabilir. Farklı olabilirler. Aynı olmak zorunda değillerdi ki. Ne yani İsmet Özel 4x4 mü? No, nien .
Bugün dahi bir solcu İsmet Özel'in Erbain'ini, bir muhafazakar ise Ataol Behramoğlu'nun Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var şiirini ezbere bilir. Sanat, ideolojik ayrımı burada aşar. Ama ben Seren olarak şahsen ne hikmetse Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var kısmına yakınım. Oldum olası radikal dönüşlerden hazetmiyorum. İyi ya da kötü. Belki bir gün değişir ama böyle. Yapacak bir şey yok.
Yani İsmet Özel nefsiyle kavgaya girecek diye toplumsal kavgadan çekilmek zorunda değildi bence. Önce maslahat. Toplumsal yararı vs. Ben böyle düşünmekten ziyade böyle hissediyorum. O yüzden radikal bir islam zihniyetinden ziyade fıtri bir islam tasavvuru hayal ediyorum. Toplumla birlikte de nefis muhasebesi yapılabilir. Bunu yaptığına ikna değilim. Okur olarak kavgadan kendi için çekilmiş bir İsmet Özel görüyorum. Öbürü zaten hiç girmemiş diğer meseleye.
Belki de ben çok düz bir insanımdır. Ocu bucu olmam şart değil. Bir yerde bir şey hoşuma gitmezse gitmez. Bu radikal işleri sevmem. Allah niyetlerinin karşılığını verir zaten ama ben bir noktada inanmıyorum bu tür şeylere, bana zorlama geliyor demek ki. Bir de ispatlamaya çalışılınca irite oluyorum. Elimde değil. Bilmek zorunda olmadığım onlarca yazar şair var. Bişeyci olma yolunda olmayınca yol ferah kısacası.
Uzun Hikâye ama ben bu kadarını yazabildiğime hayret ediyorum. Bugün iki kere kaza atlattım ve hayretle elhamdülillah hayattayım diyorum. Bugün yine ölseydim murad alamadı diyecektiniz deyip babamı darladım. O zaman beni Vecihiye veriyorsun demedim de Gazideki evi alıyorum dedim. Güldü ve bu büyük bir şey. Oyyy. Neyse Rabbim hiçbir şeyi karşılıksız bırakmıyor, her gün katlanıyor inancım. İyi insan olmaya çalışmakla sadece Allah rızasıyla adım atmak arasındaki ince çizgiyi hep çizerim hep de tanırım. Allah biliyor berbat günler geçiriyordum, hâlâ . Ama bir yer geldi saldım. Kimseden nefret etmiyorum. Etmeyeceğim. Ama kalbim bu kadar kırıkken inanmadığım bir hamle yapmadım. Bu sefer de seren böyle olsun dedim. Ben iyi biri olmaya çalışmıyorum. Zaten değilim de . Ama rızayı biliyorum. Gerçek bu. Diğeri değil. O yüzden de başkası benim için ne der gram umrumda olmuyor. Kibirden değil. Beni Allah sevsin seren de bunu sırf benim için yaptı desin gerisi tırıs. Öylece memlekete gittim yine 4 gün önce döndüm. Kendim için değil. Zorlandım mı evet. Yemin ederim ölüyordum. Evet. Eee? Ama inandığımı davrandım. Demek ki asıl sorun beni inandıramamak. İnsanlara o kadar yakın olmasam da inandığımı doğru bildiğimi yaparım ve gerekirse zora da gelirim. Mesela. Yerimde taş olsa çatlar ve çıtlamıyorum bile. Nasıl oluyor bu? Mış gibi yapmıyorum. Genel manada olduğum gibiyim. Benden uber bir bilişimci çıkmak zorunda değil, aşırı din din diye ortalarda gezmek de bana göre değil. Kağıtla kalemle olmaz bu işler.
İsmet Özel ve Necip Fazıl da sevmediğim bir şey var ve aşamadım . Artık sorun düz serende de olabilir bu iki abinin rıza makamında da. Kalemleri kuvvetli ama bana hissettirmeyen bir şey var. Elimde değil. Ha bu adamı da okudum bitti ille funclup olmama gerek yok. Kıyas asla yok. Ama ben kendisi olabilen insanı severim. Bir yere komple ait olmayan çalışmak gibi bir motivasyonu kabul etmiyorum. İsterse kardeşim olsun sevmeye çalışmam, çıkarcı insanlar yerin dibine batmıştır benim nezdimde. Şu dünyada sen olmak kadar ben olmak kadar tatlı bir şey yok ki ! Neden üç günlük dünyada midemi bulandıran insanlara katlanayım? İşte. Bunlar gibi meselem çok benim ve bunu İsmet Özel değil Ataol Behramoğlu'nun anlayacağını düşünüyorum. Böyle.