Puslu Kıtalar Atlası
İnsan bilgiyi ve aklı mutlaklaştırdığında Tanrı rolüne soyunur; bu da onu kurtarmaz, düşürür.
Tarihin birçok döneminde insan yaşar bunu.
Puslu Kıtalar Atlası, daha ilk sayfalarındaki Eski Ahit göndermeleri, kozmik düzen–boşluk–varlık ve yaratılış çağrışımlarıyla okuru yalnızca bir hikâyeye değil, bir düşünce alanına davet ediyor. Düşen yıldız ve kibirli varlık anlatıları, daha baştan romanın ana izleğini fısıldıyor: bilgi, güç ve düşüş.
17. yüzyıl Osmanlı dünyası Evliya Çelebi tadında, meddah sesli, tatlı ve ironik bir üslupla kurulurken; sokak, tekke, liman, dilenciler ve tuhaf zümreler aracılığıyla gündelik hayat biraz efsanevi, biraz gerçekçi bir atmosferle canlanıyor.
Karakterler sadece kişi değil, aynı zamanda tutum: Uzun İhsan Efendi şahit olan bilgeyi, Bünyamin arayan insanı, Ebrehe ise mutlaklık iddiasına kapılan aklı temsil ediyor.
Postmodern yapının en keyifli tarafı da burada beliriyor: hiyerarşiler ters dönüyor, beklenmeyen kişiler yardım ediyor, önemsiz görünen karakterler kritik roller üstleniyor. Bu bilinç kırma tekniği, okuru sürekli tetikte tutuyor ve metnin kurmaca olduğunu hatırlatarak anlatıya ikinci bir derinlik katıyor. Yazarın metin içine kendine gönderme yaptığı anlar da bu oyunu daha görünür kılıyor.
Roman boyunca uğursuzluk sayılan motifler, alametler ve ters işleyen düzen imgeleri; hem şeytan anlatılarına hem de klasik seyahatname geleneğine ince bağlarla bağlanıyor. En çarpıcı yönlerden biri ise güce ve iktidar tutkusuna yöneltilen eleştiri. Gücün büyüsü kadar çürümesini de görüyoruz. Sayfalar ilerledikçe anlıyoruz ki iktidar arzusu çoğu zaman erdem değil, zayıflık doğuruyor. Bu yüzden Ebrehe’ye bile yer yer üzülmemek zor — kibirin insanı nasıl bir sona sürüklediğini görmek acı ama öğretici.
Başarılı ve keyifli bir postmodern roman okumak; Osmanlı’nın gündelik hayatını masalsı bir mercekten ama düşünsel bir derinlikle deneyimlemek isteyenler için Puslu Kıtalar Atlası, her okumada yeni bir katman açan, oyunlu ve doyurucu bir metin. İlk okumada macera, ikinci okumada fikir atlası açılıyor. Bu da onu unutulmaz kılıyor.