·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Ocak 2026 14:48 Suat Derviş'te okuduğum ilk kitap. Keşke daha önce okusaymışım dedirtti bana. Cevriye ve onun 'masalı'ndan çok etkilendim. Hayatın tüm imkansızlıklarına ve en çirkin yüzüne maruz kalmış olmasına rağmen yaşamaktan aldığı keyif ve yarın için beslediği umut, kitap bittikten sonra dahi beni günlerce düşündürttü. Ona kendimi çok yakın hissettim. Hikayenin geçtiği lokasyonlara ve yakın yerlere yolum düştükçe Cevriye'nin de oralarda dolaştığını hayal etmekten kendimi alamadım, sanki yaşıyor gibiydi.
Adını öğrenemediğimiz ve Cevriye'ye ilk kez insan muamelesi yapan adamın hikayeye dahil olmasıyla birlikte pesimist biri bile olsanız Cevriye için işlerin yoluna gireceğine inanıyorsunuz. Çünkü onun için her zaman umut var, onun kendine ve hayata olan inancına siz de katılıyorsunuz.
Denizinin mavisi ve 'gecenin ayazından koruyan' köhne meyhaneleriyle İstanbul tasvirleri de insanı mest ediyor. Suat Derviş'in de bir İstanbul aşığı olduğunu düşünüyorum.
Son olarak Cevriye ile gizemli adamın dostluğu ve ötesindeki aşkı hiç unutmayacağım. Gerçek sevginin ne olduğu; bir insanı yaşadıkları ve kimliğinin de ötesinde, yargı ve maske olmaksızın, sadece o olduğu için sevmenin güzel bir örneğiydi. Sürükleyici bir hikaye, benim için bir masal. Tavsiye ederim