Tek kitapta bir dolu macera arayanlara...
7/10
·400 syf.··
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 23:12
Herkese merhaba. Okuduğum en heyecanlı ama bir o kadar da bazı konularda beni zorlayan bir Payelll kitabı olan Ezelebet'in incelenmesiyle karşınızdayım. Kitap, Talya'nın anlatımıyla başlıyor. Talya fazlasıyla zengin ve soylu bir ailenin tek kızıdır. Kitabın girişi, arkadaşı Ezel ile yaptığı bir araba yolculuğunda Talya'nın ondan su almasını istemesiyle başlıyor. Ezel arabayı durdurup girdiği bir marketten şaşkınlıkla çıkıp Talya'nın yanına geldiğinde birinci olay başlıyor. Ezel, markette tıpatıp Talya'ya benzeyen bir kadın gördüğünü söylediğinde Talya merak edip yüzünü gizleyerek markete giriyor. Kasiyer kız fiziği hatta dudağının kenarındaki bene kadar onun aynısıdır. Şaşkınlıkla marketten çıktığında içinde bir umut ışığı yanar. O kızın kardeşi olma ihtimali ona hemen umut olur çünkü hastadır ve hayatını kaybetme ihtimali vardır. Eşini bir yıl önce bir kazada kaybettiği için kızını bırakacağı kimsesi yoktur. Eğer bu kız gerçekten kardeşiyse ona umut olabilecekti. Talya, Ezel'den bu kızı araştırmasını ister ve Ezel hemen harekete geçer. Kasiyer kız Helen'in çalıştığı markete tekrar tekrar gidip onu gözlemlerken saçından bir tel almayı başarır ve test yaptırır. Sonuç olumlu çıkar. Helen gerçekten de Talya'nın kardeşidir. Kitapta olaylar da işte tam da bu noktada başlıyor. Başta biraz sıkıcı ilerledi olaylar. Talya ve Ezel, Helen'e olanları anlattıklarında Helen haklı olarak başta inanmadı ama sonrasında olanları daha net fark etmesini sağlayan durumlar olunca inandı ve Talya'ya ona ilik vereceğini söyledi ancak Talya'nın tek istediği bu değildi. Talya, kızı Hera'nın kendisini bu hâlde görmesini istemiyordu. Hastalığı için tedavi süreci zorlu olacaktı. Zayıflayacaktı, saçları dökülecekti. Kızında bunların travma olarak kalmasını istemiyordu çünkü babasının kaybıyla yıkılan kızının bir de annesini kaybetme korkusuna yaşamasını istemiyordu. Bu yüzden Helen'den kendisinin yerine geçmesini istedi. Helen bunu kabul ettiğinde olaylar bir anda heyecanlandı kitapta. Onun Talya olma çabaları ve bunu yaparken kendi gibi olmaktan vazgeçmemesi çok iyiydi. Talya sevimli bir tipti ama Helen cesur ve güçlü denilebilecek bir kadındı. Bu açıdan Talya olması gerekirken bunu kendi tavırlarından ödün vermeyerek yapması ve pek çok kişinin de bu durumu yargılamaması kitaba anlam katıyordu. Bu noktada olaylar sonradan da sıkıcı olmaya başladı ama kitaba asıl renk veren kısım Helen'in geçmişini Ezel'e anlattığı an oldu. Çok büyük ters köşeydi, ben okurken çok şaşırdım. Ezel sevdiği kadının geçmişini öğrenince onu hiç yargılamadı. Hatta özür diledi geçmişte yanında olamadığı için. Burası ayrı güzeldi çünkü Ezel'in kahkaha atarak verdiği o tepki hem çok güzel hem de çok duygusaldı. Hem biz okurlar hem de Helen için... Kitapta benim en sevdiğim karakterlerden biri Tekin ve Selen çifti oldu. İkisi birbirlerini çok sevseler de bunu göstermek konusunda tam bir inatçı keçilerdi. Tekin çok başkaydı. Başta kötü bile sandım ama o sadece kendi hâlinde biriydi. Çok da eğlenceli bir karakterdi. Kitap bu konuda da çok büyük ters köşeler içeriyor. Bu kesin Helen ve Ezel'in başına bela olacak dediklerim Ezel'in ve Helen'in en yakın arkadaşı oldular. Son olarak bir yan karakterden de bahsetmek istiyorum: Karan. Kitaptaki en en sevdiğim karakter oldu. Yok onun gibi seven, koruyan, kollayan. Bir hırsız çetesinin lideriyken sevdiği kız için her şeyi geride bırakan ve doğru yola adım atan cesur bir karakterdi. Sadece kendisini değil, zorlu hayatlardan çekip kurtardığı çetesini de peşinden doğruya sürükleyen biriydi. Onun geçmişi de beni üzmüştü ve seçtiği yolu neden tercih etmek mecburiyetinde olduğunu da anlamamı sağlamıştı. Tüm bunlara rağmen çabalayıp kendi yolunu en doğru şekilde çizmesi ve bunun detayları dahiceydi. Anlatacak çok şey var ama devamı spoiler olur. Tabii bir de çok uzun olur çünkü anlat anlat bitmez. Güzel bir kitaptı ama bazı konular kitaba renk katmıyor, aksine o heyecanlı okumada göze çok derinden batan can sıkıcı bir duruma sebep oluyordu. Ben şunu hiçbir zaman anlamayacağım galiba. Neden bir kadın kıskandırmak için kısacık elbiseler giyer? Bir de pek çok bölümde bu vardı. Kısacık, dapdar elbise... Bana çok itici geliyor. Bir de erkeklerin kadınları arsızca süzmesi ve bunu bir kadından pek çok kez okumak... Bilmiyorum ya, sevemedim. Hem çok tekrar ediyordu hem de okurken göze batıyordu. Bir de bazı olayların çok oldubittiye gelmesi de kafamı karıştırdı ama bunlar dışında sürükleyici bir kitap arayanlara önerebileceğim bir kitap oldu. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
EzelebetPayelll · Parola Yayınları · 202556 okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.