Gönderi

SPOILER ICERIR
8/10
·168 syf.··
2026 1. kitabı
Kürk Mantolu Madonna 2019 Ankara Sabahattin Ali’nin kaleme aldığı bu roman, Rasim’in gizemli bir adam olan Raif Bey’le yollarının bir şirkette kesişmesiyle başlar. Raif, hayatta birçok şeyi tecrübe etmiş, bundan dolayı da her şeyi derin bir sükûnetle karşılayıp insanlarla olan bağı yok denecek kadar az olan zayıf bir kişidir. Raif’in hayatı kitabın en başından başlanmayıp Rasim’in merakı üzerinden olay gelişimi sağlanmıştır. Başlarda şirket içindeki alt-üst ilişkisi bariz bir şekilde görülmektedir. Müdür, yani Hamdi, yetkisini ses çıkaramayan insanlar üzerinde kullanıp kendini bu şekilde tatmin eder. Eline en ufak bir şey geçtiğinde bile kendini diğer insanlardan üstün kılma nezaketsizliğine kapılır. İnsanları bir zavallı olarak görmeye başlayıp en ufak iyiliğini merhamet sanar. Başka çaresi olmayan kişiler ise bu yalancı merhamete içten içe göz yumarlar. Ancak Hamdi’nin Rasim’e şirkette iş vermesi, gencin hayatında derin izler bırakacaktır. Raif’in ölmeden önce yakmayıp bu adama bıraktığı günlük, Raif’in bunca senedir içinde tutup tek bir kelime dahi edemediği geçmişidir. Babası, Raif’i gençliğinde Berlin’e gönderir ve Raif, gördüğü otoportreye hayran olur. Otoportre sahibi olan Maria Puder’e âşık olur. Maria özgür, kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü bir bireydir. Erkek egemen dünyasına boyun eğmez. Kadınları küçültme, aşağılama ve bencillik gibi eylemleri reddeder. Belki de Raif’in Maria’ya aşkının en büyük sebebi, kendinde bulunmayan bu dik duruş ve irade gücüdür. Raif, Maria’yla birlikte bir ruha da sahip olduğunu görür ve onunlayken kendini bulur. Ancak Maria’da eksik olan bir şey vardır: Raif’in onu sevdiğine dair inanç. Maria, başlarda Raif’e olan aşkını kabul etmek istemez çünkü karşısındaki adamın da diğerleri gibi olmasından korkar. Bu yüzden de uzun bir süre arkadaş gibi kalırlar. İlişki dinamikleri tutku değil, anlayış ve ruhsal bağ üzerine kurulur. Hayatta var olabilmek için kendinden bir tane daha bulunması yeterli gelir. Maria’nın hastalığından sonra Raif’in Maria’yı bırakmaması, aksine onu kaybetme korkusuyla daha çok bağlanıp yanında kalması, Maria’yı artık kayıtsız bırakmaz. Birlikte geçirdikleri birkaç ay, onlar için hayatlarının en unutulmaz anlarıdır. Özellikle Raif’in monoton ve amaçsız hayatına Maria’nın girmesiyle adeta bir ışık oluvermiştir. Yalnızlığından sıyrılıp artık işe yaradığını, sorumlulukları olduğunu ve düşüncelerinin, hayata bakış açısının Maria sayesinde önemsendiğini görmüştür. Onsuz bir hayatın ölüm olduğunu düşünür hâle gelmiştir. Raif, babasının ölümüyle Türkiye’ye dönmek zorunda kaldığında bile bir araya gelecekleri günü beklemişlerdir. Türkiye’de Maria’nın gelmesi için hazırlık yapıp hayatını düzene koymaya çalışan Raif, Maria’dan mektupların kesilmesiyle büyük bir yıkıma uğrar. Çünkü Maria’dan ayrı kalsa bile yine de hayatındadır. Senelerce Maria’yı suçlar ve on sene sonra acı gerçeklerle yüzleşir; ona haksızlık ettiğini anlayıp artık yaşamın hiçbir anlamının kalmadığını idrak eder. Maria’yı bu kadar mükemmelleştirmesi ve hayatının merkezine koymasının cezasını çeker. Aşk, onun için bütün güzelliklerin tek bir kadında kendini var etmesidir. Maria’nın ölümü ve tanışamadığı çocuğu, senelerin acısını daha da katlandırır ve ömrü boyunda susarak yaşadığı yalnızlık onu yine sessiz bir sona sürükler. Romanın başlangıcı ağır ilerlese de Maria Puder’le tanışmadan sonra eser son derece sürükleyici bir hâl alır. Sabahattin Ali’nin etkileyici üslubu, güçlü betimlemeleri, derin iç monologları ve mutsuz sonla biten bu aşk hikâyesi, Kürk Mantolu Madonna’yı Türk edebiyatının en çok okunan ve akılda kalıcı romanlarından biri yapmıştır.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.