Puan vermedi·136 syf.····Okunma: 31 Ocak 2026 00:00 Huzursuzum çok,
Hüzün kalbimde;
Gelmez o huzur,
Gitti bir kere.
Böyle bir şeyler. Ve daha neler neler. Çok iyi.(Fıkıh hocası olsa derdi, seren bilmem kaç yüzyıl sonra Goethe'i takdir etti diye.)
Bu adam mühim. Sevimsiz Voltaire'in aksine kıymetli.
Goethe, Voltaire'in yazdığı ve Hz. Muhammed'i baya baya olumsuz tasvir eden Mahomet piyesini sevmiyordu. Onun tasarladığı trajedi, Voltaire’in aksine Peygambermizi bir nehre benzetiyor. Benim en sevdiğim kısmı diğer küçük nehirleri kendisine katarak okyanusa kavuşması ve onlardan kardeşlerim diye bahsetmesi. Hani hadiste vardır ya, peygamberler baba bir kardeştirler diye.
Fuat hoca da onu çok takdir ediyor,
"Goethe, Voltaire’in o haksız ve çirkin Peygamber tasavvuruna karşı çıkarak 'Muhammed’in Şarkısı'nı yazmıştır. Bu, Batı’nın kendi içindeki bir vicdan muhasebesidir."
Yine,
Goethe Üniversitesi'nde çalışırken neden ona bu kadar önem verdiğini şu mealde anlatıyor:
"Biz Müslümanlar kendi bilim tarihimizi unuttuk. Goethe gibi bir adam 200 yıl önce çıkıp bizim değerlerimizi bizden daha iyi görüp alkışlıyorsa, bizim dönüp kendimize bakmamız ve utanmamız gerekir."
Ve hayatının sonlarına doğru şu meşhur cümleyi kuruyor:
"Eğer İslam, Allah'a teslim olmak demekse, hepimiz İslam içinde yaşayıp ölüyoruz."
Yani. Goethe müslüman oldu mu bilen ama teslim olduğu kesin. Demek istediğim anlaşılan Tevhîd olarak sağlam ama sosyoolojik olarak öyle görünmüyordu. Müslüman bir hristiyan. Allah bilir.
Beni bu kitabın kitaba getiren şey, bir önceki okuduğum kitabın yazarı. Çeviriyi Ataol Behramoğlu yapmış. Şimdi buradan da Faust'a gitmek gerekir ama yapabilir miyim bilmiyorum.
Bu arada gram kadar Almancam kalmamış bence. Kitapta önce Almanca şiiri sonra Çevirisini vermişler. Nadir kelimeleri bilebildim. Yazık bana .
Ben severek okudum, inşallah Faust'u ikinci kez bu bilinçle okurum.