Çok Şükür
Deli gönül, neyi özler durursun? Acınacak dostun, cânanın mı var? Dünya yansa yorganın yok içinde, Harap olmuş evin, dükkânın mı var? (...) Sana giren çıkan nedir, be dürzü? Be Allah'ın nümunelik öküzü! Ben mi yuttum on dört bin okka düzü, Bekri Mustafa'dan fermanın mı var? Ne uymazsın zamaneye be domuz? Kırk senedir s...ne verdin omuz. Nâzır olmuş desem sana istakoz, Reddedecek kılıç, kalkanın mı var? (...) Uyanmadın gitti, dalgın uykudan, Sana ne be âlemdeki kaygudan? Dem vurursun siyasetten duygudan, Beynelmilel bir imtihanın mı var? Feylosof'um dedi herif, pap çıktı, Nâzır oldu, saman sattı sap çıktı. Reçetede şurup yazdı, hap çıktı, Yutmayacak yoksa, âyanın mı var? (...) Çal nayını, ferahnâkte ver karar. S...n nazır t...ların müsteşar, Kumda oyna çöp batmasın aşikâr Düşünecek senin zamanın mı var? Kendi cihanında bak sen keyfine, Kulak asma halkın hayfa-hayfine. Tanburuna, kemânına, define Sen de katıl, neyde noksanın mı var? Şu kırk yıldır senin daran alındı, Suratına yüz bin kara çalındı, Nasıl olsa şu bokluğa dalındı Neyzen'den de büyük isyânın mı var? Tıp Fakültesi Hastahanesi Haydarpaşa, 1919
Sayfa 125·Kitabı okudu
Alıntı
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.