Bazı insanlar birbirini yaralarından tanır. Meltem ve Selime Teyze'nin hikayesi de böyle başladı işte. İki hayat, iki kadın, iki yara...Okudukça duygulanacağınız, hüzünleneceğiniz bir kitap.
Meltem annesiz büyümenin, Selime Teyze ise evlatları olmasına rağmen yalnız yaşlanıyor olmanın sancılarını çekmektedir. Kitap boyunca kendinizi ikisinin yerine de koyuyorsunuz. Melteminki gibi doğuştan gelen bir yalnızlık mı yoksa Selime Teyze'ninki gibi kalabalık içindeki bir yalnızlık mı? Hangisi daha çok acıtır insanı, hangisiyle başa çıkmak daha zordur?
Kitabı okudukça genç bir kadının çocukluktan gelen yalnızlık duygusuyla nasıl baş etmeye çalıştığını, başkalarıyla güvenli bir ilişki kurmakta ne kadar zorlandığını görüyoruz. Aynı zamanda bir ailesi olmasına rağmen 'yok' sayılarak 'var' olmaya çalışan yaşlı bir kadının yaşadığı derin kederi görüyoruz.
Bazen yaralarımızın iyileşmesi için birinin/birilerinin bizi gerçekten görmesi gerekir. Ruhumuza, yaramıza dokunmayı bilen birileri...Öyle ki; bazen içten bir bakış bile yumuşatır içimizde yükselen üzüntüyü...
Meltem'in hikayesinin sonundan şunu anlıyor insan; Gerçek sevgi iyileştirir...
Kitabın insanı içine çeken konusu, yazarın akıcı diliyle birleşince ortaya çok güzel bir kitap çıkmış. Bir çırpıda okunabilecek kitaplardan.