Geçmiş gerçekten geçmişte mi kalır, yoksa biz izin verene kadar içimizde yaşamaya devam mı eder?
Bu kitap bana şunu fısıldadı:
Hayat sandığımız kadar acımasız değil. Kırılan yerlerden filizlenmek mümkün.
Kaybolduğunu düşündüğün yıllar, doğru cesaretle geri çağrılabiliyor.
Candan’ın hikâyesi; düşmenin değil, kalkmayı seçmenin hikâyesi.
Gri bulutlara takılı kalmak yerine gökyüzünün mavisini yeniden görmeyi seçen bir ruhun iyileşme yolculuğu…
Okurken sık sık durup düşündüm:
“Belki de affetmeyen hayat değil, biziz.”
Geçmişle yüzleşmekten korkmayan, yeniden sevmeye ve başlamaya inanan herkese dokunacak bir kitap.
Ve evet… bazen iyileşmek bir seçimdir.