·480 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Şubat 2026 12:24 ''Kitap başkarakterimiz olan Savcı Paul Copeland’ın -kısaca Cope- babasını kaybetmesiyle başlıyor. Sonrasında ise üç ay sonraya atlayıp bu sefer kendisini, kızı Cara’nın okuduğu okulun spor salonunda, kızını izlerken buluyoruz. O kızını izlemeye devam ederken iki tane polis kendisiyle konuşmak için yanına geliyor. Cope daha önce adını dahi duymadığı birinin öldürüldüğünü ve bu kişinin kendisiyle bir ilgisinin olduğunu öğreniyor. Bu kişi kim mi? 20 yıl önce ölen daha doğrusu öldürülen arkadaşı Gil Perez. Peki bu nasıl mümkün olabilir ki? İşte kitap boyunca bunu sorguluyoruz.
Ama sorgulamamız bununla kalmıyor. Çünkü 20 sene önce öldürülen sadece Gil değildi. O gün Gil dışında üç genç daha vardı ve bunlardan biri de Paul Copeland’ın kız kardeşiydi. Cope, Gil’in 20 sene boyunca yaşamış olduğunu öğrendikten sonra kardeşinin de yaşayıp yaşamadığını merak etmeye başlıyor. Cope bunun merakı içerisindeyken 20 yıl önce sevgilisi olan Lucy Gold’dan bir telefon alıyor. Neden ayrıldıktan birkaç yıl sonra değil de tam da Gil tekrar ortaya çıkmışken. Cevabı ise şu.
Lucy Gold üniversitede psikoloji bölümünde öğretmenlik yapıyor. Bir gün öğrencilerinden bir anılarını yazmasını ve isim belirtmeden kendisine mail yoluyla göndermelerini istiyor. Ödevler gönderildikten sonra asistanı ile beraber ödevleri okurken, 20 yıl önce sadece kendisinin ve sevgilisinin -yani Cope- bildiği bir olayı okuyor. O zamanlar daha doğmamış olan bu öğrenci bunu nasıl bilebilir ki?
Bir yandan bu öğrencinin kim olduğunu ve bu olayı nasıl bildiğini merak ederken bir yandan da Copeland’ın kız kardeşi, Gil gibi kurtuldu mu bunu merak ediyoruz. İkinci sorunun cevabı son bölümlere kadar gizemini koruyor.
Bunların yanı sıra odaklandığımız tek olay cinayet değil. Hatırlayalım ki Cope bir savcıydı. Kendisinin baktığı güncel bir dava var. Bu davanın da oldukça merak uyandırıcı olduğunu söyleyebilirim. Savcı tarafını görmek güzeldi. Davayla ilgili bölümleri okurken hoş olmayan sözler var uyarımı yapayım.
Okudukça Cope için oldukça üzülüyoruz aslında. Çünkü Cope ilk önce kız kardeşini sonra annesini (babasını ve kendisini terk ediyor) sonra eşini ve daha sonra da babasını kaybetmiş biri. Sevdiklerini kaybetmenin yanı sıra bu yaşına kadar etrafında neler olup bittiğinden haberi bile yok.
Bunlara ilaveten yazar okuru çok iyi ters köşeye yatırıyor. Hem karakterler hem de yaşanmış/yaşanan olaylar hakkında öğrendiğimiz sırlar olsun oldukça şaşırtıcıydı. Tabii yazar bunu, tempoyu yavaş yavaş arttırarak bize gösteriyor. İlerledikçe bizi gerçeğe yaklaştıracak yeni bilgiler öğreniyoruz.
Bir de şunu ekleyeyim kitabı okuduktan sonra birine güvenme konusunu tekrar gözden geçireceksiniz. Bu babanız olsa bile…''