︎Alceste︎ ile Mumlar Sonuna Kadar Yanar üzerine gerçekleştirdiğimiz sohbeti ilginize sunuyoruz.
Galeyan : Kitapta seni en çok etkileyen kısımla başlayalım o zaman. En etkilendiğin kısım neresiydi?
︎Alceste︎ : Beni en çok etkileyen birinin askerliğe devam ederken dostum dediği adamın askerliği bırakıp kaçması. Vatanını bıraktı bahanesi de pek saçma geldi bana. En çok kızdıran da bu oldu. Dostunu sattı, vatanını terk etti, ihanet etti tüm değerlere.
Galeyan : Dostuna ihanet eden vatanına da eder çünkü vatan toprakta biriken hikayelerle vatan, dost da buna dahil.
︎Alceste︎ : Çok güzel söylediniz, bir şeye ihanet eden her şeye ihanet eder.
Galeyan: Evet, bunun güzellemesi de olmaz o yüzden .
︎Alceste︎ : Kesinlikle
Galeyan: O zaman dostluk kavramının yazar tarafından erkeklere has bir özellik olarak tanımlanmasından devam edelim. "İkisi arasında kadınların, rollerin, cemiyet hayatının arkasında diğer her şeyden daha güçlü bir duygu asılıydı. Bu sadece erkeklerin bildiği bir duygudur, adı da dostluktur" s.37 Bu cümleler hakkında ne düşünüyorsun?
︎Alceste︎ : Yazara katılmıyorum açıkçası kadın düşmanı mıdır nedir. :) Şaka bir yana dostluk ciddi bir kavram olup hem erkekler hem kadınlar için de geçerlidir. İki erkek veya iki kadın çok güzel dost olabilir.
Galeyan : :)) Niye katılmıyorsun fazla duygusallık dostluğu zedelemez mi? Dostluk nihayetinde akıl ve duygu dengesinin zorlama bir çabayla değil içtenlikle dengenin korunduğu bir dengede ilerler..:)
︎Alceste︎ : Tamam ancak her kadın dostluğu zedeleyecek kadar duygusal değildir. O dengeyi sağlar mutlaka benim de dostum var senelerdir ve çok şükür kopmadık. :) Asla katılmıyorum yazara.
Galeyan: Linçlenmemek için dostluğun gerektirdiği dengeyi korumak önemli diyip geçiyorum. :)
︎Alceste︎: Haha estağfurullah ya bu konuda haklısın. Dengeyi korumak ortak görüş diyelim.
Galeyan : Alıntılarına baktığımda "Aralarında halledemedikleri bir şey vardı fakat birbirlerini seviyorlardı" cümlesinin başlığı olarak sevgi önemsiz kalır böyle durumda demişsin. Neden sevgi önemsiz kalır?
︎Alceste︎ : Aradaki sorun halledilmedikçe sorun sürekli gün yüzüne çıkacak. Bu da sıkıntıdan başka bir şey getirmez. Sevgi burada önemini yitirir, kavga ve gürültüyle insanlar birbirini kırarlar. Böylece sevgi nefrete döner bence.
Galeyan : Nefret de bağ kurmakla ilgili o konuda haklısın; kitap ihanet üzerinden şekilleniyor sence sevgi ihanetten güçlü müdür ?
︎Alceste︎: Değildir ihanet sevgiyi tamamen bitirmese bile ilişkiyi tamamen bitirir. İhanetten sonra ihanet eden kişi edilen açısından ölmüştür. Sevebilirsin ama ölmüştür.
Galeyan: Sevgi karşıdakinin gerçekliğinden uzak şekilde var olmaya devam eder diyorsun?
︎Alceste︎: Evet bence öyle olur ama her şey gibi zamanla da biter.
Galeyan: Biteceğinden eminsin yani?
︎Alceste︎: Evet, eminim.
Galeyan: Çıkarsız bir ilişkinin varlığına inanıyor musun? "Kitapta insanların çıkarsız dostluk kadar imrendikleri bir şey yoktur" diyordu, her ne kadar böyle söylese de faydasını veya zararını düşünmeden bir ilişki kurmak sence mümkün mü?
︎Alceste︎: Bence mümkün değil. Kendim üzerinden yola çıkarak söylüyorum; zarar göreceğim insanla ilişki kurmak istemem, faydasını göreceğim insanla ilişki kurmak isterim ama fayda göreceğim için arkadaşlık edeceğim anlamına da gelmiyor. Sadece kendimi korumaya alıyorum diyeyim. Ki bence bunun aksini iddia etmemek gerekiyor insanın doğasında bu var.
Galeyan: Bunun düşünülmediği taktirde eksilenlik düşüyor insanın payına. Korunma güdüsü bu bakımdan anlaşılabilir. Ama her düşünme duygunun büyüsünü mu bozuyor yoksa duyguyu bir zeminde ziyan edilmeden korunmasını mı sağlıyor, burası ince bir çizgi sanki.
︎Alceste︎: İnsan bir yere geldikten sonra duygularını önemsemiyor. Sadece daha fazla yıpranmamak istiyor.
Galeyan : Yıpranmamak uğruna da duygudan feragat edilebilir diyorsun o zaman?
︎Alceste︎: Kesinlikle edilebilir. Artık akıl olayları ele alıyor bir yerden sonra duygusal değil mantıklı hareket etmek istiyor insan.
Galeyan : Kitapta Henrik'in av dönüşü karısının Konrad'a ithafen ' korkak ' deyişinde ihaneti fark mi etmesi üzerine bir daha karısının yüzünü ölene dek görmeyerek onu kendinden mahrum bırakışı feragat miydi cesaretsizlik mi? Neden ihanetin bedelini sadece kendinden mahrum bırakarak ödetti?
︎Alceste︎: Hımmm. Burda açıkçası zorlanmıştım ne düşünsem diye ama sanırım cesaretsizlik daha ağır basmıştı.
Galeyan: Cesaretsizliğin kaynağı olarak kitapta bir çok yerde denildiği gibi onları 'başka türlü insan' olarak görüp kendinin öyle olamayışının eksikliği mi hareketsiz bıraktı yani?
︎Alceste︎: Kadının davranışı da cesaretsizlik ama Henrik de bir yerde cesaretsizdi, ihaneti kadının yüzüne yüzüne vurmalıydı bundan kaçtı. Sessizliği tercih etti ama onu görmezden gelerek de bir insana verilebilecek en büyük cezayı verdi. Ben olsam yıkardım ortalığı :) Henrik gibi yapamazdım yani.
Galeyan : Mahrumiyet cezayken tepki her zaman ceza olmayabilir ama sen bilirsin tabi:)
︎Alceste︎ : Önce içimin soğuması lazım sonra mahrum edip cezalandırılır. :)
Galeyan : :)) O zaman senin de alıntıların arasında 'vatan namustur' başlığıyla yer alan "Bence insan vatanını hiçbir şekilde değiştiremez. Olsa olsa belgelerini değiştirebilir" s.51 cümlesini biraz konuşalım. Vatanın değiştirilemez olacağını düşündüren şey nedir?
︎Alceste︎: Alıntıda da söylediği gibi. Vatanını sadece kağıt üzerinde değiştrebilirsin. Nereliysen oralısındır. Bu asla değişmez. Diğer türlüsü kendini kandırmak. Ve evet vatan namustur insan namusundan ödün vermez. Vatanını satmak da namussuzluktur benim gözümde.
Galeyan : Namık Kemal 'in Vatan Yahut Silistre kitabında yer alan vatanını sevmeyen'den aşk beklenmeyeceği ibaresi aklıma geldi, o zaman Konrad'ın dostuna ihaneti aşk güzellemesi sayılamayacağı gibi Konrad'dan vatansever bir karakter de çıkmayacak gibi.
︎Alceste︎ : Aynenn öyle o kitapta en sevdiğim alıntıdır o. Kesinlikle çıkmaz çıkmadı da benim gözümde.
Galeyan : Hakkın var çıkmamasında. "Dostluk şerefle aynı anlama gelir" syf.58 diyen bir babanın oğlunun dostu tarafından ihanete uğraması ne garip :) O zaman yeni soru: "İnsan yaptığıyla değil, bu yaptığının arkasındaki amaçla kendini suçlu hale getirir. Her şey amaçta saklıdır." Syf.61
Sence Konrad, Henrik'e ihanet içindeyken amacı neydi? Karısı Konrad'a ihanet ederken amacı neydi?
︎Alceste︎: Sezinlediğim kadarıyle Kondrad, Henrik’e karşı kıskançlık duyuyordu, en yakın dostum dediği adamı kıskanıyordu. Ve sırf inat uğruna bu rezilliği yaptı. Kadın ise kendini Konrad ile daha rahat ve iyi hissettiği için oldu bence. Bu ilişkide aşk olduğuna inanmıyorum. Tamamen şaşırmış durumdalardı.
Galeyan : Kesinlikle nihayetinde aşk olsaydı kadın cesaretle boşanmayı göze alabilirdi. Hem evlilik hem diğer ilişki aşksızlık kokuyor zaten.
︎Alceste︎ : Kesinlikle öyle. Sadece bencillik ve ilgi görme isteği.
Galeyan: Henrik'in;karısı ve Konrad'ı zavallılar olarak tanımlaması da bundandı.
︎Alceste︎ : Tam olarak öyle. Yerli yerinde bir tanımlama.
Galeyan : Dosta ihanet, aşka dahil dostluğa da ihanet ve ihanet tüm diğer duyguları söndürecek kadar güçlü bir rezillik diyip bitirelim mi ?:)
︎Alceste︎: Anlaştık, Teşekkürler:)
Galeyan: Ben teşekkür ederim :)