Suyu Arayan Adam
İlber Ortaylı'nın okunmasını tavsiye ettiği kitaplar listemde bulunduğu için okumaya başladığım bu eser Şevket Süreyya Aydemir'in otobiyografik bir eseridir.
Sayın Aydemir 1897 yılında Osmanlı'nın karakol ve avrupa ile sınır Şehri Edirnede doğmuştur, Mahalle Mektebi, Askeri Rüştiye, Kuleli Askeri Lisesi ve Edirne Öğretmen Okulu' nu bitirmiş muhterem bir şahsiyet...İki abisini savaşta kaybedince gönüllü olarak savaşa katılmış kendisi (1914-18) ...
Savaşa katılabilmek için Andoluya geçmiş ( 1. Harp) Anadoluya geçtiğinde gördüğü anadolu ve hayal ettikleri arasındaki farki gördüğü satırları okurken gözlerimden yaşlar süzülmedi değil.
Özelikle kitaptan bir alıntı beni çok düşündürdü
"Yüzyıllardan beri soyulan, sömürülen, yüzyıllar boyunca yalnız mal, yalnız can vergisi için aranan, şu bitmiş, şu bilinmeyen Anadolu'ya karşı çeşmeleri gürül gürül akan İstanbul'un işlediği günahların borcunu ödüyoruz."
Süreyya daha sonra Türklüğün sadece Osmanlı ile olmadığını ve bunun orta asyaya kadar uzandığını görüyor ve Turan ülkesine gidiyor.. Kitapta Osmanlı devletinin devrinini kapandığını nasıl farkında ise bir süre sonra Turan fikrinin de hayal olduğunu farkına varıyor.
"
Galiba biz kendi kendimizi aldatıyoruz. Galiba ilerimizde Turan'ı kurmak isterken, gerçekte, arkamızdaki Türkiye bile bizim değil . . . Hatta ilk iş, belkide Turan'dan önce Türkiye'yi kurmak ve kazanmak" Bu alıntı söylediklerimi haklı çıkarmakta. Andoluyu bile tanımakta geç kalmış bir nesil Turan için koşuyordu.
Süreyya bizlere rusya ve Çin hakkında bilgiler vermekte.. O kısımları anlayabilemek için rusya tarihi hakkında biraz bilgi olması gerek. Çin üzeriden ise "Önümüzdeki yüzyıl Çin asrı olabilir." sözü günümüzde Çin'in yükselişini görmekteyiz.
......
Şevket Süreyya, Serbest bırakıldıktan sonra ilk iş olarak Ankaraya geliyor ve Ankarayı şöyle tasfir ediyor; "Yeni devletin başkenti değil, etkileri dünya ölçüsünde bir inkilabın merkeziydi."
Kendisinin yazdığı tek adam kitabında Atatürk için otokratlıktan ziyade "Yalnız ve tek başına." olarak göstermiştir. Kitapta "
Şimdi bu dağın üstündeki gibi; tek, yalnız, anlaşılmamış ve hemen hemen arkadaşsız, bambaşka bir adam." Anlaşılmamış ve yalnızdı Atatürk.
Her şeyiyle doyurucu ve çok derin bilgiler içeren bir kitaptı.
Son olarak kitaptan bir alıntı ile incelememi tamamlayacağım.
"Ankara'da bir kısım insanlar, hatta önemli bir çoğunluk için inkılap, kabul edilmiş, fakat izah ve idrak edilmemiş bir şeydi."..
Türk milleti bazı şeyleri kabul etmiş yalnız onu idrak edememiştir veya bir nebze idrak edebilmiştir.
Örnekleri çok ama en değerlisi; Cumhuriyet.
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir